Yazar, Trump'ın Netanyahu'ya inanarak İran'a saldırtıldığını ve bunun bir stratejik hata olduğunu savunuyor çünkü İran Hürmüz Boğazı'nı kapatarak ABD'yi ateşkese mecbur etti. Temel argüman, Trump'ın narsist kişiliğinin ve kendisini İsa gibi gören Netanyahu'nun mistik iddialarının, gerçekçi istihbarat verilerine tercih edilmesidir. Peki Netanyahu, İran'ın dirençli çıkacağını baştan biliyor muyddu?
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, petrol fiyatlarını 110 doların üzerine çıkarmış, dünya ekonomisi büyük bir kriz riskiyle karşılaşmıştı.
İran'ın elinde Hürmüz boğazı füzelerden daha etkili bir silahtı.
8 Nisan'da başlayan ateşkesin devamı için İran, İsrail'in de Lübnan'da ateş kesmesini şart koşmuş, ABD bunu Netanyahu'ya kabul ettirmişti.
İran'ın Hürmüz'ü tekrar açmasıyla petrol fiyatları 17 Nisan'da 88,8 dolara inmiş, barış ümidi güçlenmişti.
Trump da, "İran Boğazı tamamen açık, teşekkürler" diye yazmıştı aynı gün.
Trump bu ifade ile Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğunu kabul mü etmişti Bence "Hürmüz" aklına gelmediği için aceleyle İran Boğazı diye yazmıştı.
Adam "megaloman" ya, medeniyeti yok edecek en büyük savaşları da Hürmüz'ün açılması gibi büyük müjdeleri de kendisi veriyor!
STRATEJİLERİN ODAĞI: HÜRMÜZ
Fakat hava dün birden değişti. Trump yine tehdide başladı, "anlaşma yoksa ateşkes de yok" dedi. Ateşkesi bitirmekle tehdit etti İran'ı.
İran Meclis Başkanı Kabibaf, Hürmüz Boğazı önündeki ABD donanmasının ablukasını kastederek "Kuşatma sürerse Hürmüz açık kalmaz. Geçişler sadece bizim iznimizle yapılabilir...Trump bir saat içinde 7 yalan söyledi" diye yazdı.
Zaten Boğaz'ın tamamı açılmamıştı çünkü mayınlanmıştı. Açılan, Iran karasularındaki "koordineli güzergah"tı. İran geçişler için para istiyordu.
Kabibaf'ın açıklamasından bir saat sonra Devrim Muhafızları Komutanlığı, Boğaz'daki ABD kuşatması kaldırılmadığı müddetçe Hürmüz'ün kapalı kalacağını açıkladı:
"Hürmüz Boğazı'nın kontrolü eski haline döndürüldü ve bu stratejik boğaz, İran Silahlı Kuvvetlerinin sıkıyönetimi ve kontrolü altına alındı."
Fakat aynı zamanda, İran, 50 gündür kapattığı hava sahasını uluslararası uçuşlara açtı.
Belli ki taraflar bir adım ileri, bir adım geri, sert pazarlık yapıyorlar. İki tarafın da stratejilerinin odağında Hürmüz var.
Ateşkes süresi 22 Nisan'da doluyor, nasıl dolacağını dünya korkuyla bekliyor.
NETANYAHU'NUN PEŞİNDEN
Bu savaşı, İran'ın hiçbir provokasyonu olmadan, Netanyahu'nun peşine katılan Trump başlattı. Müzakere yerine savaşı seçti.
New York Times, Beyaz Saray'daki gizli toplantıda Netanyahu'nun, Trump'ı İran'a saldırması için nasıl ikna ettiğini ayrıntılarıyla yazdı. Bir paragrafı buraya alıyorum:
"Netanyahu ve ekibi, kesin zafere yakın olarak değerlendirdikleri bir tablo çizdiler. İran'ın balistik füze programı birkaç hafta içinde imha edilebilirdi. Rejim o kadar zayıflatılacaktı ki Hürmüz Boğazı'nı kapatamayacak hale gelecekti..."
Ve "İran sokaklarında protestolar başlayacak... MOSSAD'ın da yardımıyla", rejim devrilecekti. (NYT, 7 Nisan)
Tam tersi... İran Netanya'nun anlattığından daha dirençli çıktı. Hürmüz'ü kapattı. Hürmüz kozuyla Trump'ı ateşkese çekti, Lübnan'da İsrail'i ateşkese mecbur etti.

5