Sıra Mansur Yavaş'ta mı

Mansur Yavaş'a 6 minibüs için soruşturma açılırken, AK Parti belediyelerinin parti hizmetine tahsis ettiği araçlar neden hiç incelenmiyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Mansur Yavaş hakkında açılan minibüs soruşturmasının varsayımlara dayandığını ve benzer AK Parti belediye olaylarının görmezden gelindiğini iddia ediyor. Bunu desteklemek için Avrupa Konseyi raporlarına atıf yaparak, muhalif başkanlarla iktidar partisi yetkililerine karşı ayrımcı soruşturma açıldığını vurguluyor. Ancak bu ayrımcılık gerçekten hukuk değil, siyasi intikam mı?

Bir süredir toplumda konuşulup duruyordu. Ekrem İmamoğlu'ndan sonra "silkeleme" sırası ABB Başkanı Mansur Yavaş'a mı geliyor.

Konser yoklamaları tutmadı.

Şimdi, 2023 seçimlerinde, CHP'nin Karabük mitingine belediyeye ait 6 minibüs gittiği için Mansur Yavaş hakkında soruşturma açılmasına İçişleri Bakanı "izin" verdi. O zamanki Fen İşleri Daire Başkanı Aziz Murat Seyrek hakkında da soruşturma açılıyor.

Bakan Mustafa Çiftçi imzalı resmi yazıda:

"İlgili emir ve talimat verdiğine dair bir bilgi ve bulguya rastlanmamış olmakla birlikte", minibüslerin Karabük'e gitmesinin "Belediye başkanının bilgisi dışında gerçekleşmiş olmasının beklenemeyeceği" varsayımıyla Yavaş hakkında soruşturma izni verilmiş bulunuyor.

Bakalım burada da gizli tanık, itirafçı falan kullanılacak mı

YAVAŞ'IN SUÇU

Evvela, modern hukukun "kesin delil" ilkesi, varsayımlara asla yer vermez. 2023 seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçti... Sayıştay ve müfettiş denetimleri oldu. Olay "silkeleme" döneminde soruşturma konusu yapılıyor.

Artık adet haline geldi, eski defterleri karıştırarak yıllar öncesinden bir şeyler çıkarıp yargı işlemi yapılıyor.

Adalet ve İçişleri Bakanlarının değişmesinden itibaren "silkeleme"lerde belirgin artış oldu.

Dosya ortaya çıkınca daha net bir hukuki tahlil yapacağım. Fakat idare geleneğinde, suçlamadan önce savunma almak esas olduğu halde, Mansur Yavaş'ın bu minibüs olayını ancak soruşturma izninden sonra öğrenmiş olması da iktidarın nasıl hareket ettiğini gösteren bir örnektir.

Yine de Mansur Yavaş'ı tebrik etmek lazım; kendine bir kuruş rüşvet, bir kuruş haksız kazanç suçlaması yapılamadı.

Bir mitingde belediyenin 6 minibüsünün görev almasını soruşturma konusu yapan iktidar, maalesef kamu kaynaklarının kendi partisinin faaliyetlerinde kullanılmasını idari soruşturma konusu bile yapmıyor.

On dört yıldır Yolsuzlukla Mücadele ve Siyasi Etik tasarılarını Meclis arşivinde bekletiyor, kanunlaştırmıyor.

AK PARTİ BELEDİYELERİ

İstanbul'da İBB'ye ait birçok aracın AK Partili isimlere, il, ilçe teşkilatlarına tahsis edildiğine dair Ekrem İmamoğlu açıklamalar yapmış, isimler vermişti. İktidar bir tekzip dahi yayınlamamıştı.

Mansur Yavaş da ABB'de yolsuzluk olarak gördüğü konuları dosyalar halinde Savcılığa intikal ettirmişti.

AK Parti dönemine ait bu dosyaların bir teki hakkında Bakanlık soruşturma izni vermedi. Bir teki hakkında savcılar soruşturma açmadı, kimse Savcılığa çağırılıp ifadesine başvurulmadı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AK Partili belediyeler hakkında daha çok soruşturma izni verdiklerini açıklamıştı. Fakat İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirleri "silkelemek"le, taşradaki Ak Partili bir ilçe veya kasaba belediyesi hakkında soruşturma izni vermek aynı şey midir