İki 'iyi' seçim

Fransa'yla üç seçim diyebiliriz ama ben İngiltere ve İran seçimleri üzerinde duracağım.

İngiltere'de 14 yıllık Muhafazakâr iktidarın seçim kaybederek İşçi Partisinin iktidara gelmesi, İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerini reformistlerin kazanması zamanımızda iki 'iyi seçim' örneği

İngiltere'de iyi olan, iktidardaki kim olursa olsun, "14 yıllık iktidar"ın sona ermesidir. Uzayan iktidarlarda bozulmalar başlıyor. Demokrasinin bir erdemi de iktidarın kansız, kavgasız değişmesidir.

İngiliz Independent gazetesi seçim sonuçlarını şu manşetle duyurdu:

"Muhafazakarlara, 14 yıl süren iktidardan sonra seçim kaybettiren sebepler: "Kemer sıkma, Brexit ve Kovid."

Kovid dediği, sağlık sisteminin çökmesi.

Muhafazakarların 14 yıllık iktidarında beş başbakan oldu. Ülkeyi Avrupa Birliği'nden çıkaran (Brexit) popülist referandumun mimarı David Cameron İki aylık başbakan Theresa May, skandallarıyla iz bırakan Boris Johson, bütçe kaosu yaratan ve kendi bölgesinde de seçim kaybeden Liz Truss ve son olarak kemer sıkan Asya kökenli milyarder Rişi Sunak.

İNGİLTERE'DE DEĞİŞİM

2013 yılında koalisyon hükümetinin Başbakanı Muhafazakar Cameron, AB karşıtı aşırı sağ Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'nin yükselmesi karşısında o oyları geri almak telaşıyla ve AB ile yaşanan sorunları ileri sürerek Brexit referandumuna gitmiş, 2016 referandumunda yüzde 52 oranında Brexit'e evet çıkmıştı.

Popülist bir referandumdu, İngiltere'nin de hiç lehine olmadı. Bugün iktidara gelen İşçi Partisi, Brexit'e karşıdır. Fakat AB'ye "geri dönüş" kolay bir süreç değil.

İşçi Partisi lideri Sir, evet, emekçi partinin lideri ama Sör unvanına sahip, Keir Starmer'ın seçim zaferinin en önemli tarafı, Avrupa'da bütün seçimlerde popülist partiler yükselirken İngiltere'de tersinin olmasıdır. Nitekim Starmer daha makamına oturmadan Gazze'de "acil ve kesin ateşkes" istedi, göçmenlerin Ruanda'ya göndermeyi öngören kararı iptal edeceğini açıkladı.

Şunu da belirteyim, İngiliz parlamentosunda Lozan antlaşmasının onaylanması sürecini de Şubat 1923'te ilk defa iktidara gelen İşçi Partisi lideri Ramsay MacDonald başlatmıştı. Şimdi, Starmer'in de Ankara ile daha iyi ilişkiler kuracağını düşünüyorum.

İRAN'DA REFORM DİNAMİĞİ

İran'daki rejim, 'teokratik demokrasi'dir. Hem demokratik kurumlar vardır hem Velayat-i Fakih (ulemanın vesayeti) adlı kurum bütün siyaseti ve parlamentoyu denetimi altında tutar.

Bu vesayet, İran anayasasında açıkça belirtilir:

"İran İslam Cumhuriyeti'nde egemenlik kuvvetleri Velayet-i Fakih'in denetiminde yasama, yürütme ve yargı yetkisindedir. Bu kuvvetler birbirinden bağımsızdır." (Madde 57)

Ayrı organlar sebebiyle "kuvvetler ayrılığı" gibi gözüken rejim; aslında, en üst yetkilere sahip "velayet-i fakih" ve "Dini lider" kurumlarıyla "kuvvetler birliği" rejimidir.

Bu ikilem toplumda da vardır: Devrim'in ilkelerine bağlı ve