CHP hakkındaki "mutlak butlan" kararı, hukukun yanlış uygulanmasıdır. Türkiye CB sistemi tartışmalarında "suistimalci anayasacılık" kavramıyla tanışmıştı. Şimdi partiler hukuku alanda benzer bir kavram ortaya çıkıyor.
Anayasa hukuku uzmanı David Landau tarafından geliştirilen "suistimalci anayasacılık" kavramının anlamı şudur: Doğuş ve varlık sebebi iktidarların sınırlandırılması olan anayasa kavramının, anayasada değişiklikler yapılarak iktidarı tahkim etmek ve özgürlükler üzerinde baskı yaratmak için kullanılması...
Böylece "anayasaya uygun" ve fakat aynı zamanda baskıcı modeller ortaya çıkıyordu.
Bizde 2017 anayasa değişikliğinin bu açıdan tahlili konusunda Prof. Kemal Gözler'in makalesi, temel akademik kaynaktır.
MUTLAK BUTLAN
Evvela, Siyasi Partiler Kanunu'nun 21. Maddesine göre parti kongre ve kurultaylarının geçerli olup olmaması konusunda tek yetkili ve görevli yargı makamı YSK'dır.
İstinaf mahkemesi ise, Medeni Kanun'u uygulayarak CHP kurultayları hakkında "mutlak butlan" kararı verdi.
Parti kurultayları hakkında tek yetkilinin YSK olduğu gerçeğini, MHP'li hukukçu Fethi Yıldız da yazdı. Sonradan açıklamasını sildi ise de 21. Madde yerinde duruyor ve yürürlüktedir.
Dahası, Feti Yıldız, kurultaylar hakkında Asliye Hukuk mahkemelerinin de yetkili olabileceği sanısını yaratan, "siyasi partiler hakkında Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu hükümlerinin uygulanmasına imkan tanıyan düzenlemenin yürürlükten kaldırılması gerektiğini" de yazdı, haklı olarak.
AK Parti'nin önde gelen üç kurucusundan biri olan Bülent Arınç da, mutlak butlan kararını "yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum" diye yazdı.
Anayasa hukuku uzmanı akademisyen Dr. Volkan Uzman da tek yetkilinin YSK olduğunu, İstinaf'ın mutlak butlan kararının yanlış olduğunu yazdı. (Karar, 28 Mayıs)
Fakat İstinaf, Medeni Kanun'daki mutlak mutlan kavramını partiye uygulayarak "heterodoks" bir karar verdi.
Ve, maalesef YSK da içtihadını değiştirdi, kendisinin yetkisiz olduğuna karar verdi!
KAVRAM KARGAŞASI
Hukuk sahasındaki birikimiyle Av. Turgut Kazan, Yargıtay'a göre de parti kurultayları hakkında tek yetkinin YSK olduğunu belirtti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ni göre, Asliye Hukuk Mahkemesindeki bir davada, ceza mahkemesinde görülmekte olan bir iddia gündeme geldiğinde, verilmesi gereken karar, ceza mahkemesinin sonunun beklenmesidir. (K: 2020/1135)
Yani İstinaf Mahkemesi, kendisini "görevli" saysa bile, kurultaydaki oylamaya hile karıştırıldığı iddiasıyla yürütülmekte olan ceza davasının sonunu beklemeliydi.
Av. Kazan, suçu araştırma yetkisinin sadece ceza davalarında söz konusu olduğunu, hukuk mahkemesinin ise, sonuçlanmamış bir ceza davasındaki iddialara bakarak karar veremeyeceğini anlatıyor. AYM'nin şu kararını zikrediyor:
"Bir hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesi yerine ikame edilmesi gibi bir işlevi olamaz." (Karar: 22 Mayıs 2005)

43