Fidan ve Şimşek Erdoğan'ı ikna edebilir mi

Taha Akyol
Bugün
10

Dünyada belirsizlikler artıyor. Artık bir "Hür Dünya Bloku" yok. Avrupa kendi savunmasını inşa etmeye çalışıyor.

NATO elbette hâlâ çok önemli ve üye olması Türkiye için önemli bir avantaj. Ukrayna ve İran savaşları da NATO gözünde Türkiye'nin önemini daha da artırdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Putin'den bir ölçüde uzaklaşarak NATO'ya, Ukrayna'ya ve Avrupa'ya daha bir yaklaşıyor.

Erdoğan, 'Avrupa Güvenlik Mimarisi' içinde yer alarak Türkiye-Avrupa ilişkilerindeki tıkanıklıkları aşmak istiyor. Sık sık "Avrupa Türkiye'ye stratejik baksın" diyor.

Türkiye için hayli sarsıcı olan "eksen kayması" görüntüsünü gidermede Ankara'nın bu yaklaşımları olumludur fakat...

DÜNYADA YERİMİZ

Dünyadaki dengelerin kayganlaşmasında temel faktör, ekonomi... Özellikle yapay zeka, yeşil ekonomi, yenilenebilir enerji gibi büyük yatırımlar gerektiren yeni kavramlar gelişiyor.

Çin ileri teknoloji ile ucuz emeği birleştirince, Batı'nın rekabeti zorlaşıyor...

Türkiye'nin ilave yapısal sorunları da var.

Böyle bir dünyada Türkiye bir ayağıyla dünyayı dolaşırken, diğer ayağını sabit olarak basacağı yer, dünyadaki yerimiz neresidir

Bunun cevabını Hakan Fidan'ın şu sözünde görebiliriz:

"AB'nin kahir ekseriyeti Gümrük Birliği'nin güncellenmesinden yana, çünkü şu an zaman zaman yaklaşık 250 milyar dolara yaklaşan mevcut ticaret hacminin birdenbire iki misline, üç misline çıkma durumu var."

Bunun Türkiye için ne büyük bir ekonomik atılım olacağı besbellidir. Dünyada hiçbir ülkeler grubu ile "birdenbire" bu çapta bir gelişme sağlayamayız.

Türkiye'deki yabancı yatırımların yüzde 70'inin de Avrupa kaynaklı olduğunu hatırlamalıyız.

ENGEL NE

Avrupa ile ilişkileri geliştirmede engel ne... Yunanistan ve Rum Yönetimi engelliyor. Fransa onların yanında. Fakat bu kadar basit değil. Türkiye Avrupa'da kuvvetli bir imaja ve eski dostlarına sahip olsaydı, önemli gelişmeler sağlanabilirdi.

AB Ekonomi ve Verimlilikten Sorumlu Komiser Valdis Dombrovskis ve Bakan Mehmet Şimşek'in geçen Salı günü yaptıkları Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog toplantısı sonunda yayınlanan ortak bildiride şöyle deniliyor:

"AB-Türkiye ilişkileri hukukun üstünlüğüne, temel haklara, demokrasiye ve medya özgürlüğüne saygı gibi değerlerle yönlendirilmeye devam etmelidir. Bu, giderek kutuplaşan bir dünyada karşılıklı yarar sağlayan ekonomik ilişkileri geliştirmek, ekonomik güveni sürdürmek ve iş ortamını güçlendirmek için özellikle önemlidir."

Görüyor musunuz asıl engeli: "Hukukun üstünlüğü, temel haklar, demokrasi ve medya özgürlüğü..."

Dombrovskis, basın toplantısında da şunları söyledi:

"AB'nin demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün korunması ve geliştirilmesine verdiği önemi ifade ettim. Bu değerler yalnızca Avrupa'nın temel değerleri olmayıp yatırımcı güvenini ve makroekonomik istikrarı güçlendirmek açısından da hayati önem taşıyan değerlerdir. "