Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Erdoğan'la MHP lideri Bahçeli arasında kopması fevkalade zor bir ittifak var. Fakat özellikle "çözüm süreci"nde hayli farklı davranıyorlar.
Bahçeli daha "gayretli", Erdoğan daha "hesaplı."
Mesela AİHM üçüncü defa Demirtaş'ın tahliyesi gerektiğine karar verdiğinde Bahçeli şöyle demişti:
"Sayın Demirtaş, hukuki yollardan sonuca ulaşmıştır. Tahliyesi Türkiye için hayırlı olacaktır." (04 Kasım 2025)
Bu hem hukuken hem siyasetçe doğru bir beyandı. Erdoğan ise "yargı neye karar verirse uyarız" diye cevap vermişti. Oysa herkes biliyor ki asıl karar verici, Cumhurbaşkanıdır.
BAHÇELİ'NİN AÇIKLAMALARI
Bahçelinin talep edip de iktidarın mesafeli durduğu örnekler az değil. Son olarak Bahçeli, Türkgün gazetesindeki uzun makalesinde "yeni aşama için bir yol haritası ortaya koymak, bu doğrultuda gerekli mekanizmaları harekete geçirmek gerektiğini" yazdı.
Demek ki bir "yol haritası" henüz yok!
Daha önceki "koordinatör" önerisine iktidardan cevap alamayan Bahçeli, bu makalesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında "Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu" ve onun içerisinde "Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi" kurulmasını talep ediyor.
Öcalan'ın mahkûmiyet halinin devamını vurguluyor, "örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmesini" öneriyor. Bunun "silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacağını" söylüyor.
ERDOĞAN'IN STRATEJİSİ
Erdoğan Bahçeli'nin önerilerini ne kabul ediyor ne de reddediyor. Ömer Çelik, Bahçeli'nin somut önerilerinden bir tekini bile telaffuz etmeden "Cumhurbaşkanımızın talimatları ve Sayın Bahçeli'nin yaptığı son açıklamaları da dikkate alarak şimdiye kadar yaptığımız çalışmaları tekrar değerlendireceğiz. Yol haritamızı güncelleyerek yolumuza devam edeceğiz" diyerek diplomatik bir dil kullandı.
Çünkü, Erdoğan'ın tavrı seçime endeksli...
Seçimlerin üç beş ay öne alınarak Erdoğan'a adaylık yolunun açılması gündeme geldiği zaman, Erdoğan birkaç somut adım atabilir, hatta Demirtaş tahliye bile edilebilir.
Üç ayaklı bir strateji gözüküyor:
* Milliyetçi -muhafazakâr tabanı çok rahatsız etmeden Meclis'te DEM'in desteğini almak. Erdoğan bazı adımları o zaman atar diye düşünüyorum. Öcalan zaten 2013'te "Erdoğan'ın başkanlığını destekleriz" demiş, Demirtaş'ı da "seni başkan yaptırmayacağız" kampanyası yürüttüğü için eleştirmişti. (6 Eylül 2025)
Kanaatim, Meclis'te DEM'in oylarıyla Erdoğan'a üçüncü defa adaylık yolunun açılacağıdır.
* İkinci ayağı, ana muhalefetin felç edilmesidir. "Mutlak Butlan" kararı çıkarsa partideki kutuplaşma keskinleşir ve şüphesiz seçimlerde muhalefet için ciddi zaaf yaratır. İktidarı değiştirecek tek seçenek, CHP'nin muhalif sağın oylarını da alabilecek, sağla duygusal bağları olan CHP'li bir aday çıkarmaktır. Erdoğan'ı tedirgin eden bu.

16