'Darbe anayasası'

İktidarın propaganda kavramlarından biri "darbe anayasası" söylemidir.

'Propaganda' diyorum, çünkü yeni anayasa isterken de mevcut anayasayı kötülerken de anayasa hukukunun temel kavramlarını ağızlarına almıyorlar. Hukuki içeriği belirsiz "darbe anayasası" kavramını kullanarak zihinlerindeki anayasanın yolunu açmak istiyorlar.

İktidar mensuplarından hiçbirinin "darbe anayasası" derken, mevcut anayasanın herhangi bir maddesini örnek verdiğini, ben görmedim.

Dahası, bu ülkede, eski Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, "16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunulan ve kabul edilen değişiklikle Anayasamızda var olan kuvvetler ayrılığı ilkesi daha da belirgin hale getirilmiştir" diye konuşabilmiştir. (10 Mayıs 2017)

Yani, CB sistemiyle, "kuvvetler ayrılığı ilkesi daha da belirgin hale getirilmiş" imiş!

Anayasa meselesine bakışta kavramların önemini görüyorsunuz değil mi

KURTULMUŞ'UN SÖZLERİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuya zaten siyasi açıdan bakıyor.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuyla ilgili konuşmalarında sadece bir tek defa "kuvvetler ayrılığı" kavramı kullandı.

Medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle yaptığı toplantıda, "milli ve yeni bir anayasa" kavramını savunarak yeni anayasa meselesini sormuşlar.

Bu 'yerli ve milli' kavramı, anayasa hukukunda tanımı olan bir kavram değil. Kültürel bir kavramdır. Bizde ilk dört maddeyi ifade ediyor olabilir. İsmail Kahraman da başka türlü anlar bu kavramı.

Konu mutlaka anayasa hukukunun kavramlarıyla konuşulmalıdır.

Numan Kurtulmuş, "12 Eylül darbe anayasasının artık Türkiye için geçerli olmadığını, yeterli olmadığını… çok eskidiğini" söyleyerek şöyle konuşmuş:

"Bu yeni anayasa derken neyi kastediyoruz Bunları tartışarak, daha özgürlükçü, daha demokrat, daha katılımcı, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasanın yapılması şart…"

Çok doğru fakat anayasa yapım usulüyle ilgili bu sözler, nasıl bir anayasa düşünüldüğünü göstermiyor.

ASIL ÖNEMLİ OLAN

Anayasalara bir takım güzel prensipler yazılabilir. Fakat daha önemlisi o prensipleri hangi kurumların hayata geçireceği, o kurumların nasıl oluşacağı, denetim ve dengenin nasıl sağlanacağı konusundaki düzenlemelerdir.

Mesela yargının "bağımsız ve tarafsız" olması… Bütün anayasalarımızda "yargı bağımsızlığı" kavramı vardı. CB sistemini getiren 2017 referandumunda "yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı" kavramı anayasaya girdi. (Madde 9)

Böyle yazıldı diye yargı bağımsız ve tarafsız mı oldu

Aksine, bağımsızlığı da tarafsızlığı da en alt derecelere düştü. Çünkü prensibi yazmaktan daha önemli olan, uygulamasının anayasada nasıl düzenlendiğidir. CB sistemi ile HSK'nın bütün üyeleri partili cumhurbaşkanı ile onun Meclis'teki milletvekilleri belirliyor.