NATO zirvesi elbette önemli. Hele de dünyada jeopolitik belirsizliklerin arttığı bir dönemde daha bir önemli... İran savaşı Türkiye'nin güvenliğinde NATO'nun önemini bir kere daha gösterdi...
Fakat "örgüt üyesi" diye 174 kişi "eylem yapma ihtimaline binaen" tutuklandı! Bunlardan 14'ü saygın TEMA Vakfı'nın üyeleri... Tutuklular arasında akademisyenler var. Adli kontrolle serbest bırakılanlar sayısı 34...
Bizdeki gelenek, devletin hukuka aykırı işlerinin "kitabına uydurulmasıdır." Bu tutuklamalar kitaba sığdırılamayacak çapta bir hukuk ihlalidir.
KANUN NE DİYOR
Bundan daha vahim bir gerçek var: Yargının siyasallaşması... Yargı, iktidar istedi diye, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 101. Maddesindeki tutuklama şartları yokmuş gibi tutuklama yapıyor.
101. Maddeye göre "kuvvetli suç şüphesi" olsa bile bu yetmez, "delillerin, somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesi" zorunludur.
Silah, bomba Yok... İllegal örgütle ilişkiye dair doküman Yok... Eylem hazırlığını gösteren bulgular Yok...
Peki, Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. Maddesindeki "Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretler" var mı Hayır yok, hiç söz konusu değil.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunun 33. Maddesindeki "Ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler" de yok, hiç söz konusu değil.
Ama tutukluyor, "içeri atıyor."
NEREDEN NEREYE
Münferit bir olay değil... 2011'dern itibaren adım adım başlayan otoriterleşmenin yeni aşaması...
Artık hiç kimse, "delil yok" güvencesine sahip değildir.
Haziran 2014'te, TCK'nın 277. Maddesini değiştirerek "soruşturma aşamasında" yargı görevlilerine emir ve talimat vermeyi suç olmaktan çıkarmışlardı.
Yine Haziran 2014'te, Sulh Ceza Mahkemeleri kapatılmış, yerine belirli ve az sayıda atanmış hakimlerden oluşan "Sulh Ceza Hakimlikleri" kurularak sorgu işlemleri denetim altına alınmıştı.
Yargıyı siyasi baskı altına alan en önemli faktör, HSK'dır. İktidarın bu konuda çıkardığı kanunlar, daima HSK'ya hakim olmayı amaçladı. CB sisteminde, HSK üyelerinin tamamını, iktidar partisinin genel başkanı olan Cumhurbaşkanı ile Cumhur İttifakı'nın Meclis grubu belirliyor.
HUKUK GEVENSİZLİĞİ
Zihinlere yerleşmesini istiyorum; Ceza Kanunu'muzun mimarlarından Prof. İzzet Özgenç altı yıl önce şöyle yazmıştı:
"Ülkemizde, hukukun dışına çıkılma yönünde hızlı bir süreç yaşanmaktadır. Normal şartlarda bir Cumhuriyet savcısının soruşturma başlatmaması gereken hadiseler dolayısıyla, sonuçsuz kalacağı daha baştan açık seçik ortada olmasına rağmen, çeşitli soruşturma işlemlerinin yapılması, ibretlik bir durumdur." (18 Nisan 2020)
Söz konusu tutuklamalar gelinen yeri gösterir. Sonrasını bilmiyoruz. Hukuk güvensizliğinin temel unsurlarından biri belirsizliktir.

3