Bu çağda vizyon

Taha Akyol
Bugün
14

Fon krizi daha doğrusu vurgunu yüzünden yaklaşık 500 bin vatandaşın tasarrufları eridi.

kriz sürecinde borsa değerinde meydana gelen erime ise yaklaşık 117 milyar dolar!

Bunlar son derece vahim veriler. Fakat bereket versin, Fitch ve S&P uzmanları, tahribatın sınırlı kaldığını, böyle kalırsa Türkiye'nin kredi notunu düşürmeyeceklerini açıkladılar.

Evet, dövizde korkulan çapta bir fırlayış, yabancı yatırımcıda korkulan çapta bir "çıkış" olmadı.

Kim bu Fitch ve S&P denilen kuruluşlar "Faiz sebeptir" politikasının enflasyonu patlatacağı, makro ekonomik dengelerini bozacağı yolunda açıklamalar yaptıklarında "dış güçler" diye suçlanan kuruluşlardır!

Hasar vahim fakat genel ekonomiye etkisi çok şükür korkulan gibi değil.

Bununla birlikte Türkiye'nin kurumlarına güven biraz daha azaldı... Türkiye'nin ekonomik performansı biraz daha ivme kaybetti.

PERFORMANS NEYE GÖRE

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta bir performans müjdesi vermişti:

"2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz, yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı." (26 Eylül)

İyi bir performans mı

Yüksek faizle ve Merkez Bankası işlemleriyle döviz bastırıldığı için bu rakam çıkıyor. Ama ben bunun üzerinde durmuyorum.

Performansı ölçmek için, mesela...

2011 yılında açıklanan "2025 Hedefleri"ne göre 2023 yılında kişi başına gelirimiz 25 bin dolar olacaktı... 2025 yılında ise 18 bin dolar diye müjdeliyoruz!

2023'te 25.000 dolar boş bir propaganda değildi. 2002-2010 performansına göre hesaplanmıştı. O performans devam etseydi, en azından yakınına varmamız mümkündü...

Fakat, "faiz sebeptir" gibi yanlış politikalar, kurumlarda liyakatin yerini "bizden" tercihinin alması, hukuk güvenliğindeki ciddi düşüşler yüzünden, Türkiye neredeyse yerinde saydı, 2023 yılında kişi başı gelirimiz 13 bin dolardı.

Biliyorsunuz fon krizinde de birçok faktör "bizden"dir.

Peki, dünyada neler oluyor..

HİNDİSTAN ÖRNEĞİ

Bugünlerde Prof. Mustafa Ergen'in "Girişimci Kapital" adlı kitabını okuyorum. Alt başlığı şöyle: "Silikon Vadisi Tarihi ve Startup Ekonomisi" (Alfa Yayınları)

Hindistan bilhassa dikkatimi çekti. Prof. Ergen, Hindistan'ın "dünyaya yazılım ihraç eden bir ülke konumuna gelmesini" anlatıyor.

"Yazılım" kavramının nüfusla hiçbir ilgisi yok; tamamen politika önceliği ve eğitim önceliği olup olmamasıyla ilgili.

Ergen, "bunların başında eğitim geliyor" diyor; yazılım hedefli eğitim... Sonra dünya şirketleriyle kurulan ilişkileri anlatıyor. Ve...

"2000-2011 yıllarında yazılım teknolojisinde Hindistan iç pazarının büyüklüğü 2 milyar dolarken, yazılım ürünü ihracatı 6.2 milyar dolardı..."