Bir yolsuzluk hikayesi

Taha Akyol
Bugün
17

Tarih 27 Aralık 1927, Meclis'te Başvekil İsmet Paşa'nın verdiği "Meclis soruşturması" önergesi okunuyor. Bahriye Vekili (Bakan) İhsan Bey ve arkadaşları, Yavuz zırhlısının tamiri ve Gölcük'te tersane inşası ihalelerinde yolsuzluk yapmış mıydı

İsmet Paşa önergesinde kesin suçlama yapmıyor, yargılamayı gerektiren şüphe olduğunu ifade ediyordu:

"Güveni ihlal eder tarzda, Bakanlar Kurulu kararına aykırı ve Hazine menfaatine duyarsız davrandığı anlaşılmıştır... Yüce Divan'a sevki..."

İsmet Paşa, konuşmasında Reisicumhur Gazi Paşa'nın, bu tamir ve tersane ihalelerinde "nâdürüst" (dürüst olmayan) davranışlardan rahatsız olduğunu da anlatıyordu. Gazi, "müteyakkız ve itinalı olmak lüzumunu" belirtmişti.

Meclis'te 1924 Anayasasına göre Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) kurulmuş, İhsan Bey'in Yüce Divan'a sevki yönünde rapor hazırlamıştı.

MECLİS, 26 OCAK 1928

Yavuz zırhlısını Enver Paşa, savaşın başlangıcında Almanlardan 'satın almış', "Yavuz Sultan Selim" adı verilmişti. Deniz savaşlarında büyük kahramanlıklar göstermiş, milli bir simge haline gelmişti.

1930'larda önce "Sultan", ardından "Selim" kelimeleri de çıkarılacak, milli hafızada güçlü yeri bulunan "Yavuz" adı korunacaktır.

Tamiri gereken Yavuz, Haliç tersanesine sığmıyordu. Bunun için Gölcük'te 30 bin tonluk bir "havuz" inşa edilecek, oraya çekilip tamirata başlanacaktı.

Bu, Gölcük tersanesinin başlangıcıdır.

Bahriye Vekili İhsan Bey, uzun görüşmelerden sonra Fransız Penio şirketiyle anlaşmış, imzalar atılmıştı.

26 Ocak Perşembe günü Meclis'te görüşüldü. İhsan Bey, uzun konuşmasında kendini savundu. Kendisinin ve yakınlarının malvarlıklarının araştırılmasını istedi. Masumiyetinden emin olduğunu belirterek Yüce Divana gönderilmesini talep etti.

Soruşturma Komisyonu sözcüsü Hakkı Tarık Bey, neden yolsuzluk gördüklerini anlattı.

ADALET BAKANI KÜRSÜDE

Adalet Bakanı, Mahmut Esat (Bozkurt) Beydir. Irkçı ve otoriter görüşlerini hoşgörmek mümkün değildir. Fakat dik duruşlu, prensipli bir insandır.

1924 Anayasası Meclis'te görüşülürken Cumhurbaşkanı Gazi'ye Meclis'i fesih, yani seçimleri yenileme (ve böylece muhalefeti Meclis dışı bırakma) yetkisinin verilmesine sonuna kadar karşı çıkmış, Meclis'in Cumhurbaşkanından üstün olduğunu savunmuş, kendisini Gazi de ikna edememişti. Kin de duymamış, işte Adalet Bakanı yapmıştı.

Bu konuda benim "Atatürk'ün Anayasası 1924" adlı kitabımda ayrıntılar vardır.

Kürsüye gelen Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey, Yüce Divan'a sevk kararını savunur. Şu sözleri önemlidir: