MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP'li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkûm edilmesini eleştirdi.
Muhalefet ve bağımsız hukukçular eleştiriyor, yargının siyasallaştığını belirtiyorlar. Bu yolda başta Venedik Komisyonu olmak üzere uluslararası hukuk kuruluşlarının da raporları var.
Fakat Bahçeli'nin eleştirisi daha önemli, çünkü Cumhur İttifakı'nı ayakta tutan Bahçeli olduğu gibi, iktidara neredeyse kayıtsız şartsız destek veren de Bahçeli'ydi. 'Neredeyse kayıtsız şartsız' diyorum çünkü eleştiri sayılabilecek açıklamaları azdır. Meclis'te ise tamamen birlikte hareket ediyorlar.
Bahçeli'nin eleştirisi, hukuk ve yargı sorunlarının boyutlarını yansıttığı için bilhassa değerlidir.
HUKUKTA ÖRGÜT TANIMI
Ahmet Özer hakkındaki iddiaları okuduğumda, bu soruşturmanın, muhalefeti "silkeleme" ve CHP'yi terör örgütleriyle irtibatlandırma politikasına uygun olduğunu düşünmüştüm.
Sonra Prof. Adem Sözüer, Prof. Ali Kemal Yıldız ve Doç. Tolga Şirin'in 36 sayfalık "Bilimsel Mütalaa"sını okudum, suç olmadığını yazıyorlardı.
Ahmet Özer'in 2012'den itibaren telefon konuşmalarının HTS kayıtları, birinci delil olarak esas alınmış.
Canan Kaftancıoğlu, il başkanı olduktan sonra 9 yıl önceki bir tivitinde suç keşfedilmişti… Özer'inki de belediye başkanı oluktan sonra keşfedilmiş! Üstelik konuşmaların yapıldığı tarihte kişilerin ne durumda olduğu da belli değil. Üç hukukçu bilim insanı HTS'lerin tek başına delil olamayacağını dair AYM'nin emsal kararını sunmuşlar.
Dahası, Yargıtay'a göre örgüt üyesi "kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişi"dir ve suçun maddi unsuru "örgüte hâkim olan hiyerarşik gücün emrine girmek"tir. (16.CD, K: 2018/755)
Özer dosyasında böyle bir şey yok.
Hukuki tahlil bu gazetenin bir sayfasını doldurur.
Sorun yargıya güven sorunudur.
'EVRENSEL HUKUK'
Devlet Bahçeli'nin CB sisteminde değişmesini istediği önemli yönler var. 4 Mayıs 2022'de açıkladığı anayasa taslağında "yargıda bağımsız ve tarafsız yapılanma" ve "yargı ayrılığı sistemi" kavramlarını kullanmıştı. Sonraki siyasi açıklamalarında CB sisteminde yargının bağımsız olduğunu söylese de bu iki kavram hukuken çok daha anlamlıdır.
Bugün yargının iktidar karşısında bağımsız ve tarafsız olduğunu söylemek, objektif gerçeğin inkârı olur.
Bu açıdan, Bahçeli'nin şu sözleri, de durumu net olarak ortaya koyuyor:
"Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer'e, 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçunun reva görülmesinden dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi 'Terörsüz Türkiye' gaye ve gayretiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır. Bu kararın maşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi de yoktur."

21