Yusuf Tekin'in Milli Mücadele çıkışı ve Kurtuluş Savaşı ısrarı üzerine

B.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" yerine "Milli Mücadele" kavramını teklif etmesi üzerine başlayan tartışmaların tarihsel, kavramsal, felsefi bir derinliği yok. Son yazımızda ifade etmeye çalıştığımız üzere Türkiye'de sürüp giden sosyal ve kültürel iktidar mücadelesinin bir parçası olarak kavramsal kutsallarının sorgulanmasından endişe edenler Milli Eğitim Bakanı'nın ne demek istediğini anlamaya gayret etmediler. Etmeyecekler de. Onlar için aslolan kendilerini var kıldıkları kavramların ve gölgesine sığındıkları heyulaların mümkün mertebe güçlü kalması. Tarihinin hiçbir döneminde sömürge olmamış olan Türk toplumunun ilginç bir sömürge refleksi olduğundan bahsetmiştim bir dönem. 19. Asır'da kurulan yabancı okulların -ki bu cümlede Harput'tan Tarsus'tan Filibe'ye kadar İmparatorluğun dört bir yanında binin üzerinde okul olduğunu hatırımızda tutalım- bu zihnî prangayı meydana getirme noktasında en etkili aktör olduğunu ifade etmeliyiz. Modernleşmecilerimizin kutsalları da bu zihni havzada şekillenmiştir.

Moskova kapılarına dayanan alman ordusunun püskürtülmesi ve Stalingrad kuşatması gibi ölüm kalım savaşların ardından bu varoluş mücadelesine Sovyetler "Büyük Vatanseverlik Savaşı" adını vermişti. Çin, topraklarını istila eden ve pek çok tecavüzde bulunan Japonya'ya karşı verdiği savaşa Kangri Zhanzhng (Japon saldırısına karşı direniş savaşı) adını verdi. Amerikalılar İngilizlere karşı verdikleri 1775-1783 Savaşını ise Revolution War (Devrim Savaşı) yahut The American War of Independence (Amerikan Bağımsızlık Savaşı) olarak adlandırır. Bir koloninin koloni olmaktan kurtulmak ve bağımsız bir devlet olmak yolunda verdiği bir savaştır ve bu savaşın bu hüviyeti ile bağımsızlık savaşı olarak adlandırılması hiç de anlamsız değildir. Peki, Kurtuluş Savaşı olarak adlandırdığımız savaşta tam olarak neyden kurtulduk İşgalden ve istiladan mı Kurtuluş Savaşı kavramını kutsallaştıranlara bakacak olursanız kurtulduğumuz şey saltanat ve ümmet olmaktır; bağımsızlığımız düşmandan ziyade sultandan yanadır. 93 Harbinde Rus ordularını Ayastefanos'ta görmüş, Birinci ve İkinci Balkan Savaşlarını vermiş, birinci savaşta Edirne'yi kaybedip ikinci savaşta geri almış bir toplumun Toprakları için verdiği bir milli mücadeleye Kurtuluş Savaşı dediğinizde hakikaten toprak kurtarmaktan mı yoksa politik bir kurtuluştan mı bahsettiğinizi dürüst olarak ortaya koymalısınız. Kıbrıs harbine Kurtuluş Savaşı demenin bir anlamı vardır. Milli mücadeleye ise kurtuluş Savaşı diyor oluşumuzun tarihimizin bir döneminde esir olduğumuz anlamına geldiği ise açıktır. Şimdi bu vurguda ısrar etmek üzere Milli Eğitim Bakanı'nı eleştirenlerin kendisinden kurtulduğumuz vurguladıkları esaretin ne olduğunu bir kez daha düşünelim. Burada muhafaza etmek istedikleri bağımsızlık fikri değil eski düzenli yeni düzen arasındaki farkı vurgulama hevesleridir. Milli mücadeleye milli mücadele adını vermek milli mücadelemizin değerini düşüren bir şey midir