Top, Akın Gürlek'in önüne düşünce

B.

İbrahim Hacıosmanoğlu'nun Adalet Bakanı Akın Gürlek'i göreve çağırması ile ilgili açıklamasını görenler zannederim böyle aşırı bir talebe anlam vermekte zorlanmıştır. Açıklamaları duyduktan sonra pek çok kimseye bu konudaki kanaatini sordum ve türlü cevaplar aldım. Devlet aygıtının bir sopa haline getirilmesi ve bir şekilde toplumda oluşan hayal kırıklığına karşı kullanılması talebini haklı gören hiç kimseye rast gelmedim. Bu çağrı her şeyden önce Akın Gürlek'e haksızlık anlamına geliyor. Muhalefetin, içeriği hakkında yorum yapamadığı dosyaları itibarsızlaştırmak için kullandığı bir söylemdir malum "AKP'nin yargı kolları ve Akın Gürlek" ifadesi. Buna karşın kamuoyunun önemli bir kesiminde hakim intiba bir şekilde işini doğru düzgün yapmaya çalışan bir hukuk adamı olduğu şeklinde Akın Gürlek'in. Öyle bir çağrıda bulundu ki Hacıosmanoğlu, en iyi niyetli kimselere dahi "herkesin ağzını kapat Sayın Gürlek, ta ki biz de doğru dürüst yapamadığımız işimiz yüzünden hiç kimse tarafından tenkit edilmeyelim" şeklinde anlaşıldı bu söz. Bir Adalet Bakanı'nı, başkanlık sistemini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı dahi zan altında bırakacak bir talep bu. Erdoğan'ın şahsı dahi yıllardır acımasızca eleştiriliyor; kırmızı çizgilerine dokunulmadıktan sonra Erdoğan kendisini eleştirenleri mahkemeye dahi vermiyor oysa.

Ahlaksızlıktan, sınırların aşılmasından bahsediyor federasyon başkanı. Zannederim sosyal medyadan hepimiz bir şekilde bizarız. Bu mecranın zehirli dilinin hepimiz farkındayız. Buna mukabil milli takıma ve federasyona yönelik son derece tutarlı, mantıklı, haksız olsa dahi iyi niyetli eleştiriler olduğunu görüyoruz. Sosyal medya ile ilgili düzenlemeyi yıllardır aklı başında herkes talep ediyor. Buna karşın bu düzenlemeyi yapacak olan mecranın Adalet Bakanı olmadığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu konuda yetkili olduğunu federasyon başkanımız bilmiyor mu Bilmiyorsa başka bir sorun fakat biliyor da Sayın Akın Gürlek'i göreve davet ediyorsa bu çok daha büyük bir sorun. Yolsuzluklarla, usulsüzlüklerle mücadele ederken türlü iftiraya uğrayan hatta Lüksemburg'da yatı olduğu dahi iddia edilen Sayın Adalet Bakanı'na siz bir şekilde kolluk gücü muamelesi yapıyorsanız bu en hafif tabirle kırılmış bir pottur. Hem de öyle bir kolluk gücü ki, gücünü ve yetkilerini kamuoyunda yükselen haklı-haksız eleştirileri sindirmeye yönelik kullanacak. Bu tam da muhalefetin iddia ettiği ve bizim öyle olmadığına inandığımız şeyin talebidir. Bana ve benim gibi insanlara dahi izah etmekte başarılı olamayacağı bu talebi futbolla yatıp kalkan gençlere nasıl anlatacağını düşünüyor federasyon başkanı Bu aşırı talepler ve göz korkutma çabaları en başta gölgesinde serinlediğiniz ulu çınara ve onun kavgasına zarar veriyor. Gereksiz, aşırı; radikaller hariç kimsenin tasvip etmeyeceği bir talep bu. Keşke danışmanları Sayın Hacıosmanoğlu'na bu durumu anlatmış olsalardı.