Meşruiyeti olmayan erk

Eski Türkiye alışkanlıkları devam ediyor: Gülistan Doku hadisesi, bürokrasideki mikro tiranlar ve aşağılık kompleksi normalleştirilmesinin kökü nedir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Gülistan Doku olayını eski Türkiye'den kalan bürokratik suiistimal ve mikro iktidar alanlarında küçük tiranlıkların sembolü olarak görüyor. Bu davranışların kaynağını devlet otoritesinin kişilere emanet edilmesinde ve yetkiyi doğuştan hak görme zihniyle açıklıyor. Peki, bu sorunlar Erdoğan'ın merkezi iktidarındaki güçlü vesayeti altında azalmış mı, artmış mı?

B. Eski Türkiye diye kendisinden şikayet ettiğimiz ve değiştirilmesine yönelik iradeye her hal ve şartta destek verdiğimiz o köhne düzenden kalma alışkanlıklardan bizarız. Fakat bildiğimiz ve ona göre tedbir almak mecburiyetinde olduğumuz bir hakikat vardır. Eğilimler ve alışkanlıklar uçakla kesilir gibi değişemiyor. Mazi birtakım tortularını günümüze de devrediyor. Gülistan Doku hadisesi bizler için bir ders-i ibrettir. Öncelikle valinin, oğlunun ve hakkında iddia olan herkesin henüz zanlı olduğunu hesaba katarak söylüyorum. Eğer iddialar subut ederse, bu Türk Ceza Kanunu'nda bazı değişiklikler yapmayı zaruri kılacak kadar hayati bir meseledir.

Bürokrasi, kurumlaşmaya başladı 19. yüzyıldan beri devlet otoritesinin birtakım şahıslara, üstelik aristokrasiden gelmeyen, yani kendisine tanınan yetkileri doğuştan hak görmesi mümkün olmayan kimselere tevdi edilmek suretiyle kamu erkini tatbik eder. Devlet parasız yatılı okullarında okuyan ve hasbelkader devlet hizmetine suluk eden kimselerin böyle bir tutum içine girmesi her şey bir yana modern devletin suiistimali demektir.

Hadisenin bir de Doku hadisesinden bağımsız bir veçhesi var. Siyasal meşruiyeti ile iktidar alanı oluşturan tek bir kimse vardır Türkiye'de. Bu kimsenin kim olduğu hepimizin malumudur. Recep Tayyip Erdoğan, halkın kendisine daha az-daha çok verdiği destek ile üstelik partisinin de önünde bir oy oranıyla bir iktidar alanına sahiptir. Bunun gölgesinde, bir şekilde kendisine emanet edilmiş olan iktidar alanlarında küçük tirancıklar olmayı amaçlayanların hiçbir meşruiyeti yoktur. Bununla bürokrasiyi değil, siyaset kurumunu kastediyorum. Bu, elde edilen mikro iktidar alanlarında elden geldiğince başkalarının ensesinde boza pişirme kültürü eski Türkiye'de kalması gereken bir kültürdür. İşin bu yönünün elbette Gülistan Doku hadisesi ile bir alakası yok fakat vali hakkındaki iddialar hangi arızadan neşet ediyorsa, bu tutum da aynı arızadan neşet ediyor. Dolayısıyla asıl mücadele edilmesi gereken şey mikro iktidar alanlarındaki aşağılık kompleksi tatmini, çıkar çabası ve bu eğilimleri normalleştiren zihindir.