B.
Bilim kurgu filmlerinde rast geldiğini sahnelerden biridir; bir yerde dünyanın yahut uzayın bir yerlerinde bir koloni kurulmuş damızlık kadınlar bebekler doğuruyor, çeşitli aletler insanlar üretiyor, ta ki bunlar sistemin ihtiyaç duyduğu insan malzemesini oluştursun ve ihtiyaç anında kolayca telef olabilsinler.
6 Nisan 1917'de piyasaya sürülen mallar göstermiştir ki, dünyanın hakiki damızlık kadınları Amerikan anneleridir. O günden beri kurulması planlanan, kurulan, melanetleri sebebiyle başına beladan çıkarmayan İsrailoğlu'nun savaşları için eski dünyaya taşınıp, cepheye sürülüp, niye olduğunu bilmediği bir savaşta nasıl olduğunu bilmediği şekilde can vermektedir Amerikan askeri. Af buyrun, orada gebermeyenler, ülkelerine döndükten sonra girdikleri depresyondan çıkamayarak intihar ediyorlar zaten.
Salvador de Madariaga'nın iyi bir şeymiş gibi anlattığı şu sahneyi gözünüzün önüne getiriniz: göğsünün üzerinde birleşik Devletler (United States) kısaltması U.S. etiketi bulunan bir dünya anonim mayın eşeği. Us İngilizcede aynı zamanda "biz" demek. O askerin kim olduğu ile ilgilenen yok. Geberip gittikten sonra türküsünü söyleyecek, şiirini okuyacak kimse de yok. U.S'a dahil bir no name... Curzio Malaparte "batı medeniyetinde en az bulunan şey"in merhamet olduğunu söylemişti. İşte hakikaten böyle merhametsiz bir cemiyette yetişmiş bir savaş makinesinden bahsediyoruz. Bir damızlık kadının doğurduğu, nesiller boyu cahil bırakılan, gerektiğinde sürüler halinde kimsenin bilmediği cephelere gönderilen, yegane fonksiyonu ölene kadar mümkün mertebe fazla öldürmek olan ruhsuz bir savaş makinesi.
Geçtiğimiz günlerde Amerika'yı hepimizden iyi tanıyan tecrübeli bir münevveri dinledik iftar sofrasında. Zülf-ü yare dokunur mu, Amerika'daki hayatını zora sokar mı bilemediğimden isminizi zikredemiyorum. Beyefendi şöyle buyurdular: "her şeyden evvel Trump'ın rasyonel şekilde anlaşılacak, izah edilecek tarafı olmayan, düpedüz bir deli olduğunu kabul ederek işe başlamamız gerektir. Normal adam muamelesi yapıp rasyonel açıklamalar bulmaya çabalarsanız yanlış çıkarımda bulunursunuz" ... ilk bakışta aşırı yorum gibi geliyor değil mi "Koskoca Amerika'nın başına bir deliği getirirler mi ya hu" diye sual ediyorsunuz. Esasen doğru cevap şudur: bu insan plantajının; damızlık kadınların mayın eşeği evlatlarının ülkesinin hak ettiği başkan tam olarak budur.
1783'te savaşın nihai olarak kaybeden İngilizler ülkeyi terk ettikten sonra bir daha sömürge olma, işgal edilme tehlikesi bir yana, komşuları tarafından saldırıya dahi uğramamış bir ülkedir Amerika. En olmadı iç savaş çıkarmış, komşularına tebelleş olmuştur. Şimdi bu hiçbir zaman özgürlüğü elinden alınma tehlikesini yaşamamış halkı tek bir sloganla aptallaştırmanın esbab-ı mucibesi bence yukarıda anlattığım cümledendir. Esaret nedir bilmeyen, önüne geleni esir etmeye niyetli adam "Freedom" (Hürriyet) diye titreye titreye hürerek gözyaşları döküyor ya, işte o aptallaştırma cümlesinin tam olarak kendisidir. Temel kaygısı olmayan bir şey için kendini parlayacak kadar adama ve U.S'ın bir parçası haline gelebilme çabasının yaratıcısıdır bu slogan. işte bu aptallaştırma ve gönüllü aptallaşma süreçleri yaşanmasaydı, onun bunun tetikçisi haline getirmek hiç de kolay olmazdı Arkansas'ın, Oklahoma'nın tarla çocuklarını.

3