İki dava ve gündem

B.

Balık yasağı sona erer, ligler başlar, Meclis açılır, adli tatil son bulur, okullar açılır, tatilciler evlerine dönerler ve bizim yeni yılımız başlar. Hakiki yılbaşıımız eylül ayındadır. Yeni hedefler, yeni planlar, yeni mücadeleler için de buluyorsanız kendinizi ister istemez yeni bir gündeminiz olur.

Gündemden hiç düşmemesi gereken iki dava olduğunu unutmayalım. Bunlardan ilki kendisine 'Ekrem İmamoğlu suç örgütü' adı verilen yapının yargılanma hadisesidir. Pek çok davanın kendisine bağlandığı ve bağlanacağı bir davadır bu. Bundan sonraki siyasal süreçlere etki edecek ve Türkiye'nin bundan sonra siyaset zeminini şekillendirmesinde önemli rol oynayacak bir davadır. İkincisi ise 'Haluk Levent suç örgütü' davasıdır. Nasıl Ekrem İmamoğlu davası bundan sonraki siyasal zeminimizi şekillendiriyorsa Haluk Levent hadisesi de gelecekte yaşayacağımız sosyal zemini şekillendirme anlamında çok önemli bir davadır. Kumarın ve yasa dışı bahsin ne kadar büyük zilletler olduğunu gözlerinin önüne sermesi bir yana, toplumun bir kesiminin iyilik yapma konusunda ne kadar acemi ve beceriksiz olduğunu da ortaya koyar bu dava. Sadece basit bir kandırma ve kandırılma hadisesi değildir. İmamoğlu davası da Haluk Levent davası da yaratılan kahramanların hiç de kamuoyuna lanse edildiği gibi figürler olmadığını ispat eden süreçlerdir. Birkaç haftalık ifşaatın ve yaşanan şokların ardından bir kenara bırakılma lüksü olmayan davalardır bu iki dava da.

İşte Yeni Parti'nin rüzgarı durulmaya başladı. Daha önce ifade ettiğimiz gibi bu da son bulacak ve kendi aralarında mücadeleleri başlayacak Yeni Partililerin. Gaziantep'te yaşanan hadise bunlardan sadece birisidir. İlçe başkanı milletvekilini bıçakladı, milletvekilinin durumu ağır. Daha çok çıkar çatışmasına şahit olacağız bu partide. CHP ise yönünü bir başka istikamete çevirmiş gözüküyor. İmamoğlu'nun arkasında duracak bir CHP olmayacak önümüzdeki süreçte. Her ne olursa olsun, arkasında kim durursa dursun İmamoğlu hadisesine basit bir yargılama hadisesi mesabesine indirmeden takip etmek durumundayız. Haluk Levent davasını da hakeza. Sistemdeki açıkları, toplumumuzun ihtiyaçlarını, atılması gereken adımları bu süreçlerden ders çıkararak tespit etmek durumundayız. Yeni gündemler bu iki davayı gündemimizden düşürmemeli.