B.
Şaziye Kutlu isimli mağdurenin beyanları Haluk Levent'in karanlık ilişkilerinin ne kadar eskilere dayandığına bir misal oldu. Konuşulanlar henüz iddia safahatinde diyerek mesafeli yaklaşacağımız seviyeyi çoktan aşmış her şey. Birbiriyle ilişkisi olmayan o kadar fazla mağdur ve mağdure benzer hikayeler anlatıyor ki Haluk Levent'le ilgili, darasını aldıktan sonra dahi acabaya yer bırakmıyor. Bütün bu ortaya dökülüp saçılanlar gösteriyor ki hadise üç-beş yıllık bir hadise olmanın çok ötesinde. Buna mukabil Haluk Levent hadisesinin zirveye ulaştığı bir dönem var. Şimdi bizimle ne alakası var kardeşim diyen seküler çevrelerin Haluk Levent'i ve yoldaşı Oğuzhan Uğur'u kahraman ilan ettikleri süreci hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. Dokundurtmayız, sorgulatmayız diyerek kahraman ilan ettikleri Haluk Levent'in bir şekilde gemi azıya almasına çanak tutanlar hikayeyi en doğru yerinden okumamıza da hizmet ediyorlar istemsizce.
Sosyalist gelenekten gelen çok kıymetli bir hocam "Taceddin, demokrasilerde kahraman olmaz, kahramana ihtiyaç duyulmaz ve kahraman aranmaz" dedi yaşananları yorumlarken. Fakat içine düştükleri acz sebebiyle yolda görseniz kendisinden şüphe edeceğiniz kimseleri biteviye kahraman ilan eden bir kitle var karşımızda. İmamoğlu siyasal kahramanları olurken, Haluk Levent sosyal kahramanları ilan ediliyordu. Adamı Hatay'a Büyükşehir belediye başkanı yapmaya kalkanlar dahi olmuş, sosyal politikalar bakanlığı teklif eden de... Peki bütün bunlar hangi süreçte olmuş Bu fenomen şahikasına ne zaman ulaşmış Nasıl olmuş da gemi azıya almış ve bireysel dolandırıcılık hikayelerini kamusal hale getirmeye cesaret etmiş
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sadece birkaç ay önce asrın felaketini yaşayan Türkiye "hükümet enkazın altında kaldı" manşetlerini okumuştu o bin bir belanın arasında. "Bu defa kesin gidiyor Erdoğan, artık buradan kurtaramaz" diye naralar atılıyordu. O kadar ki Kemal Kılıçdaroğlu dahi cumhurbaşkanı adayı olmaya cesaret etmişti. Yaşananlar ve retorik hep cumhurbaşkanı seçimlerine yönelik bir kurgunun parçası haline getirilmişti. İşte Deniz Akkaya çıktı ve Nevşin Mengü ile olan bir muhavereden bahsetti: "Bunları şimdi konuşmayalım seçimlere zarar verir" demiş Mengü. Genel resme şöyle bir bakınca gayet mantıklı geliyor Mengü'nün böyle bir şey söylemesi. Ve yaratılan o kahramanlık hikayesinde, o iklimde "geliyoruz, çanlarına ot tıkacağız" diye bağıranların ortasında " nasıl olsa yeni bir Türkiye kurulacak ve bunların hesabını bizden sormak kimsenin aklına gelmeyecek. En olmadı konjonktür icabı örtbas edilecek" diyerek hiçbir zaman olmadığı kadar cesur oldular, hadlerini aştılar, en yapılmayacak şeyleri yapabilme cesaretini ortaya koydular. Al İmamoğlu'nu vur Haluk Levent'e... Bunun böyle olacağını Mustafa Balbay geçen hafta söyledi Enver Aysever'in programında. "Öyle büyük bir kavgamız var ki küçük detayları es geçelim azizim" dedi. Kendi yarattıkları kahramanlar ikliminde kahramanları tarafından bile bile kandırıldılar. 2023 yılında eğer Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı seçilseydi ne arınmadan ne de bu hadiselerden bahsedilecekti. Oğuzhan Uğur'un had bilmezliği de Haluk Levent'in cesareti de İmamoğlu'nun gözü karalığı da hep aynı beklentiden beslendi.

31