B.
Küçük bir gazino sahibi vardı, gazinosunu kapadı; iş yapmadığı, zarar ettiği için kapadı. Ne yalan söyleyelim öyle pek de bilinen sanatçılar sahne almamıştı gazinosunda. Essen alabilirdi ancak gazino sahibi kendisini cümle cihanın en büyük sesi zannediyordu ve sahnede mütemadiyen kendisi yer alıyordu. Haksız da sayılmazdı; zira bir zamanlar memleketin en ünlü gazinolarında ne hikmetse sahneye çıkarılmıştı, tanınan, bilinen bir kimseydi. Peçeteyle istek geldiğinde "sabile"yi okumuşluğu da vardı. Allah hayırlı, bereketli rızık versin gazinoyu kapatınca ne olacak diye merak etti herkes, yurtdışına çıkar zannedildiği, o burada kaldı. Bir kır düğünü tertip etmiş, evladı dünya evine giriyormuş, Allah mesut bahtiyar eylesin, göz aydınlığı evlatlar nasip etsin. Tabi gazinocun düğününe eski gazinoculardan gelenler olmuş; darbukacısından garsonuna düğünde boy göstermişler. Bir zamanların ünlü üvertürlerinden birisi de tutturmuş ben de şarkı söyleyeceğim diye. Meşhur Makberci üvertür. Söylenme denmez ya, almış eline mikrofonu başlamış makber okumaya, için için "şimdi bir meyan yaparım millet fenalık geçirir" diye de gururlanmış. "Kardeşim düğünde makber mi olur" demiş katılanların bir kısmı "kasap havası çalsa da oynasak, neşeli şarkılar söylense de el çırpsak, gençlerin en mutlu gününü neşe içinde geçirsek; onlar gülse biz gülsek..." diye eklemişler. "Ne yapalım" demiş davetlilerden birisi homurdananlara "adam sahnedeyken de makber okurdu, şimdi de makber okuyor. Başka şarkı bilmiyor ki..." fakat kızcağızın yüzü düşmüş, ortamda bir kafuru kokusu... kolonlar inliyor
"Kabri çiçekten bir türbe olmuş
Dönmüş o türbe bir haclegahe

5