B.
Kaşif Kozinoğlu 2011 yılında vefat etti. Bir süredir gündemimize işgal ediyor vefat ile ilgili detaylar. Ahmet Arif Denizolgun 2016 yılında vefat etti. Aynı şekilde günlük gazeteleri elinize aldığınızda Denizolgun'un vefatı hakkında da detaylar okuyorsunuz. Birisi on beş diğeri on senedir toprak altında iki merhum. Elbette, vefatları hakkında bir şüphe varsa açığa kavuşturulmalı. Bir dostumla görüşürken bana maruz kaldığı bir sistemden bahsetti: "ölülerle uğraşan yargı sistemimiz canlı paranın götürülmesi ile daha ziyade ilgilense keşke" demiş bir ahbabı kendisine. Bu cümle bir AK Parti seçmeninin kendi görüşlerini dile getirdiğine inandığı bir gazeteciye sitemi olunca başka bir anlam ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Şanlıurfa'da yaptığı konuşma kamuoyunun bu yöndeki beklentilerinin karşılanacağını işaret ediyor. AK Parti tabanının, Parti yetkililerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hadise ile ilgili yaşadığı rahatsızlık ayan beyan ortada iken başka bir süreç işlemesi zaten beklenemez. Bu noktada şahsen en çok dikkatimi çeken husus, AK Parti tabanından yükselen "Bunu Cumhurbaşkanı'na nasıl yapabildiniz" feveranı oldu. Bu haklı bir rahatsızlıktır; zira herkesin malumudur ki, AK Parti siyasetinin en önemli varoluş kaynağı bizzat Erdoğan'dır. Elindeki mührü AK Parti amblemi altına vuran seçmen milletvekillerinin cazibesine kapılarak bu tercihte bulunmaz, Erdoğan'ın davasına ikna olmuşlukla bu tercihte bulunur. Yani Erdoğan'ın gücü oturduğu Cumhurbaşkanlığı makamında değil, siyasi mücadelesine ikna edebildiği kitlelerdedir. Erdoğan'dan aldığı güç ile Erdoğan'ın davasına zarar veren herkes Erdoğan'ın sermayesine zarar vermektedir. Çünkü hepimiz biliriz ki Erdoğan'dan alınan güç Cumhurbaşkanlığı makamından alınan güç değil Erdoğan'ın arkasında O'nu darbecilere karşı göğsünü siper ederek koruyan kitledir. Bu kitlenin AK Parti'ye, dolayısıyla Erdoğan'a kırılmasına vesile olan herkes kendisine dayanak olan güce zarar veriyor. Kendisinden kaynaklanmayan güce istinad eden ve bununla gücün kaynağına karşı gelen hiç kimseyi Erdoğan siyasetinin hoş göreceğini zannetmiyorum. Sadece ismi kamuoyunda konuşulanlarla değil benzer tutum içinde olanlarla da yüzleşileceğinin mesajını veriyor Cumhurbaşkanı Erdoğan. Temennimi analiz suretinde sunmak istemem, ancak gördüğüm şey şudur: Şanlıurfa'da yapılan konuşma, duyulan rahatsızlık sonrası alınmış bu yöndeki kararın ikrarı olsa gerek. Hasıl-ı kelam, siyasi hayatı mücadelelerle geçen Erdoğan, yine bir mücadeleye girecek. Asalaklarla mücadelesinde sırtını dayayacağı güç yine halk olacak. Benim Teknofest konuşmasından anladığım şey budur.

2