B.
Karşı karşıya kaldıkları tabloyu izah etmenin namümkün olduğunu görenlerin ağızbirliği ederek aynı argümana sığındığını görüyoruz. Esasen bir süre sessiz kalmak durumunda kaldılar. Siz buna şok diyebilirsiniz ben bir başka şey diyorum. En ufak meselesini dahi yapay zekaya soran beyaz yakalıların zihni tembelliğini bir benzerine duçar vaziyetteler. FETÖ'nün sosyal medya yapılanması bunları argüman bulma konusunda öyle bir konfora alıştırdı ki zihinlerini biraz olsun yormaya kalkışmıyorlar bile. Nasıl olsa kısa zamanda bir argüman bulur ve sosyal medyaya servis ederler...
Devlet kurumlarına güven o kadar düşmüş ki o sebeple böyle bir şey olmuş. "Kabahatli yine biz değiliz onlar" deme ihtiyacı hasıl olmuş. Athena Gökhan bile utanmadan sıyırıverdi kendini. Evet sizin peşinize takılanların devlet kurumlarına güveni düşmüş, peki bu düşüşte sizin hiç payınız yok muymuş Ele geçiremediği yasal erki tukaka etmek namına sabah akşam bir kötülük tablosu çizen sanki bizlermişiz gibi "devlet kurumlarına hiç güven kalmamış" bahanesine sığınıyorlar. Esasen bunların prototipi Athena Gökhan'dır. Tatlı, sevimli, cazip görüntüsünün ardında kültürsüz bir heveskarlık yatar. Hal böyle olunca anasının gözü FETÖ'cüler parmaklarında oynatıyor bunları yıllardır. Siz emekleyerek gelmeye çalışırken FETÖ'cüler ikinci kere dönüyordu o yolları.
Erdoğan'ın kibrinden şikayet edip İmamoğlu'nun tevazuuna sığınmaları hep bu cehalet ve safdillik sebebiyledir. Liyakatten bahsedip memleketin en mimli adamlarından birini en güvenilir ilan etmeleri de öyledir. Sevgiden bahsederken diğer yandan dillerinden nefret dökülmeyişi ise tezatlar bütününden oluşan hayatlarının tabii neticesidir. Ayaklarındaki tutarsızlık sebebiyle göklere çıkarmakta beis görmedikleri insanları tukaka etmekte de herhangi bir beis görmezler. Onun da bir hakikati yoktur yarın yine baş tacı etmeyeceklerinin bir garantisi olmadığı gibi.
Peki yarın bir gün bir başka Haluk Levent'in çıkarak bunları kandırmayacağının bir garantisi var mıdır Elbette yoktur, zira hala aynı nefret diliyle kendi paralel toplumlarını oluşturmakta, bu milletin kaffeten bir parçası olmayı tercih edeceklerini oluşturdukları getto içinde kendi üçkağıtçılarının tuzaklarına düşmeye teşne olmaktadırlar. Otokritik yapar gibi konuşuyor oluşlarına bakmayınız. İhaleyi ötekine yıkmaya çalışıyorlar sadece. Yaşam tarzı adına verdikleri gettolarının duvarları Varşova gettosundan daha korunaklı çünkü biteviye korkutuluyorlar. Ve içine sürüklendikleri bu korku iklimi kendilerini korkutanlar tarafından mütemadiyen suiistimal edilmelerini neticelendiriyor. George Orwell'ın sanal dünyası gibi dışarıda ne olduğunu bilemedikleri bu hayal dünyası içinde hala kendilerine sunulacak argümanları beklemekte ve hayatın hakikatine, toplumun gerçeklerine, eşyanın tabiatına bigane kalmaya devam etmektedirler. Bu korku, bu kandırılmışlık iklimi içinde daha çok suiistimal edilirler. Neticesinde kabahatli yine siz olursunuz ama. Demedi demeyin.

6