Cumhuriyet azınlığın malı değildir

B.

26 Kasım 1934 tarihli ve 2590 sayılı "Efendi, Bey, Paşa Gibi Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun" biz farkında olmasak da halen yürürlüktedir. Yani TRT yayınında Zeki Müren'e hitaben "Bodrum Paşası" diyen bir kimse de "hanımefendi" şeklinde hitap eden bir kimse de tecziyesi olmayan bir suç işlemektedir. Yıllarca yürürlükte kalıp da kimsenin fark etmediği şapka kanunu gibi bir şey sizin anlayacağınız. Böyle bir ortamda A Milli Bayan Voleybol Takımımıza "Filenin Sultanları" dedik. Gerçi bu lakabın konulduğu yıllarda Türkiye'de "dansın sultanları" modası vardı ve pek bir kimse yadırgamadan böyle bir iltifat uygun görüldü.

Takımımıza "sultanlar" sıfatını vermek bir tercih midir yoksa daha iyisini vermek mümkün olmadığı için dûçar oldukları bir zaruret midir kararı siz verin. Biteviye tukaka ettikleri Osmanlı'dan müdevver kavramlarda bulabiliyorlar ihtişamlı, zarif, asalete remiz kavramları ancak. Bunun sebebini bir oturup düşünelim ve kendimize cumhuriyetimizle ilgili birkaç soru soralım. Hamasetle işin içinden çıkamayacağımız bir paradoks ile karşı karşıya bulunduğumuz bir muhakkaktır. Baktılar olmuyor, kısa bir süre önce sultanlar demeyi bırakıp "Atatürk'ün kızları, cumhuriyetin kızları" gibi adlandırmalar içine girme ihtiyacı hissettiler. Kaptan Eda Erdem o kadar güzel konuşmuş ki, cumhuriyetin kızlarına en layık duruşu ortaya koymuş. Öyle diyorlar. Bir yandan bunları bunları söylerken öbür yandan millî takımımızı sadece kendilerini temsil eden bir takım olarak lanse etmeyi de ihmal etmiyorlar. Tabii, haliyle cumhuriyeti de... Cumhuriyet bir tek onların babasının malı olduğu için ve vatanseverlikle cumhuriyetçiliği de söylemsel olarak eşitledikleri için bir şekilde onlardan olmayan vatan hainleri retoriğini sürdürecek bir saçmalık neticelendiriyor bu durum. "Zaten kızların üstü başı, kıyafeti, genel duruşları, Ebrar'ın saçı, Vargas'ın cinsel tercihi sizin bu takımı sahiplenmenizi mümkün kılmıyor" diyerek milli gururdan yana nasiplenmemizi de bize çok görüyorlar ve bu konuda bizim adımıza karar verme hakkını da kendilerinde görüyorlar. Sorsan 20 yıldır Erdoğan ülkeyi kutuplaştırmış. Cemaziyelevvellerini bildiklerimizin bu saçmalıklarına artık şaşırmıyoruz ama bu saçmalıkları inanıp itibar edenlerin saf dilliğine şaşırmadan da edemiyoruz. Doğrusu altı kırmızı mumla aramadık bu sorunları, hiçbirinin müptelası da değiliz; canınızı sıkan şey öz be öz malımız olan şeyleri bize lüks görerek elden alma çabaları. Ay yıldızlı forma bizim, takım bizim, kızlar bizim, cumhuriyet bizim, vatan bizim, memleket bizim. Zihninin çapası 90'ların çamuruna saplanmış da hareket edemiyor gibi hala paylaşmak mecburiyetinde olduğu şeyleri paylaşmayıp bizim elimizden öz malımıza almaya çalışmalarına artık bir şey söylememiz lazım. Söyleyelim o halde: