Bir kelbi bir kelbe musallat eder Allah

B.

Hiç ağzım açık falan kalmadı, hayret de etmedim. Epstein ifşaatlarını görmemize gerek yoktu bunların ne mal olduklarını bilmemiz için. Aslını-neslini bildiğimiz adamlardır; cemaziyelevvelleri malumumuzdur. Ben hayret edenlere hayret ediyorum doğrusu. Şimdi Allah aşkına, bebek eti değil de kuzu eti yeselerdi iyi adam mı olacaklardı Şimdiye kadar kıydıkları bebeğin, masumun, mazlumun, bîçarenin haddi hesabı mı var Yediklerini hayret etti millet. Kedi köpek yiyen kolayca canına kıyabildiğinin etini de yer. Neticede yamyamlık nevzuhur bir şey değildir. Haçlı ordusu Maarretunnûman'da ahalinin etini yemişti; kroniklerde yazıyor. Üstelik kendileri yazıyor. Böyledirler.

Birkaç gündür göndermemizi meşgul eden tablo, hukukçuların deyimi ile hayatın olağan akışına zıt bir tablo olması hasebiyle tüm dünyada infial yarattı. Bunu anlaşılmayacak bir şey yok. Açıkçası cismemizle ve canımızla nefret ettiğimiz bu insanların bu gibi rezilliklerini görmek de bizleri bir parça tatmin etti; hadi daha iddialı söyleyelim işimize geldi tamam. Velakin tam bu kertede cevaplamamız gereken mühim bir sual çıktı karşımıza. Hani sual etmiş ya zamanında "bayram değil seyran değil eniştem baldızını niye öptü" diye; o cümleden bir sual heyula gibi dikiliyor karşımızda: Şimdi bu adamlar nadim olup imana geldiler de günah çıkarma kabilinden mi bu ifşaatları yapıyorlar yoksa bir başka sebeple mi bütün bu pislikleri okuyup duruyoruz Haberin kaynağı bizzat bu münafıklar olduğu gibi inanmak da imkansız hale geliyor. Elbette onlara karşı bakışımızı, dünyayı algılayışımızı, imanımızı te'kid eden malumatlar olduğu için olduğu gibi doğru olduğunu kabul edenlerimiz ve bunun üzerine yorumlar yapanlarımız çıktı aramızdan; lakin evvel düsturumuz bu adamlardan gelen herhangi bir malumata inanmamak, ha en olmadı darasını almak olmalıdır. Şimdi tekrar aynı soruyu soruyorum ve bir cevap arıyorum: Bu Epstein ifşaatları ne amaçla etrafa saçıldı, bizim önümüze kadar düştü Trump'a karşı kullanılacak argüman olması ihtimalini öne sürenlerin cevaplamadığı bir soru var. Trump siyasetine ahlaki bir zemin üzerine inşa etmiş değil, taleplerini herhangi bir şekilde hak-hukuk-adalet temelinde delillendirmiyor; aksine reel politiğin en sert formunu tatbik ediyor, hakkın güçlü de olduğunu ve yitirilen gücün yeniden kazanılması gerektiğini vurguluyor. Açıkçası seçmen kitlesi de kendisine böyle bir motivasyonla bağlı. Züccaciyeye girmiş fil taklidi yapmaktan zerre kadar çekinmeyen, herhangi bir şekilde rezil olmaktan hicap duymayan bu adam böylesi rezilliklerin faş olmasıyla köşeye sıkıştırılabilir mi Allah aşkına Çok mümkün gözükmüyor. Öyleyse Vehbi'nin kerrakesini nerede aramalıyız "Biliyorum, çözdüm" diyenlere de itibar edemiyorum maalesef. Böyle durumlarda bir süre beklemek ve gelişmeleri takip etmek gerektir. Sonrasında bir bakar ve "meğer asıl karın ağrısı buymuş" diyebiliriz. Büyüklerin sözünü hatırlayalım: Bir kelbi bir kelbe musallat eder Allah, la havle vela kuvvete illa billah...