Bayram ve seküler gün

B.

Die Presse gazetesinde Pazar günü yayınlanan bir yorum yazısının başlığı şu şekildeydi "Sadece 1 Mayıs yeterli değil! Az sayıda seküler tatil günümüz var". Yazının içeriği Avusturya'daki tatillerin yüzde seksen beşinin Hristiyan bayramları ve aziz günlerinden ibaret olduğunu, bu durumun ise toplumun yaşam alışkanlıklarını artık yansıtmadığını tartışıyor. Buna rağmen Avusturya Hristiyan bayramlarını idrak etmeye devam ediyor. Üstelik Hristiyanlığın özellikle Avusturya'da bir dini aidiyet olmaktan çıkıp kültürel bir aidiyet olmaya başlaması üzerinden çok uzun zaman geçmişken. Buna rağmen toplumun önemli bir kesimi kilise takviminde yer alan Hristiyan yortularının tatil olmasına karşı çıkmıyor. Şu halde durumu dengelemek için yapılabilecek tek bir şey var; bu da yeni seküler tatiller ve bayram günleri ilan ederek oranı kısmen de olsa dengelemeye çalışmak. Bu ise iş günü sayısını düşüreceği için Avusturya ekonomisine ve Avusturya insanının yaşam alışkanlıklarına derinden tesir edecek bir şeydir. Dolayısıyla göze alınabilecek bir riskten bahsetmiyoruz.

Özellikle yılbaşı ile haziran ayları arasında sürekli kutlanan bir takım yortular sebebiyle okullarda ders yapmak, çarşıya alışverişe çıkmak, normal düzende üretim yapmak imkansızlaşıyor. Şu halde dayı ya Avusturya insanı inanmadığı dinin yortularına ve bayramlarına sahip çıkmayı tercih ediyor; zira göç politikaları sebebiyle bölgesel olarak çok fazla sayıda göçmene ev sahipliği yapan ülkenin kimliğini korumanın önemli bir şartı olarak görüyor.

Kurban bayramına yaklaştığımız şu günlerde hemen hepimiz yine geçtiğimiz yıllarda şahit olduğumuz anlamsız ve tahrik edici tartışmaları rast geleceğimizi tahmin ediyoruz. Kendi memleketimizde bin yıllık bayramımızı izah etmek ve masum göstermek gibi bir vazifemiz olduğunu zannediyor bazıları. " efendim aslında o kadar da kötü bir şey değil; sosyal dayanışmaya önemli faydaları olan bir şeydir kurban lütfen siz de anlayış gösterin" türü yaranmacı izahlar şimdiden hazırlanmış durumda. Üstelik bayram tatilleri, özellikle bu tartışmaları çıkaranlar tarafından gayet seküler amaçlarla kullanılır durumdayken bu tartışmaları yaşıyoruz. İstanbul İzmir otoyolu yine hınca hınç dolacak, aleminde bayram diye bir şey olmayanlar birkaç gün Ege'nin tadını çıkaracak. Buna da kimsenin itiraz edecek bir şeyi olamaz. Avusturya'daki tartışmaya benzer şekilde seküler tatil günleri talep etmenin de bir alemi yoktur zira dini bayramları seküler tatiller olarak kodlayan bir insanın ekstra seküler bir güne ihtiyacı yoktur. Şu halde milli kimliğimiz açısından son derece önemli olan bayramlarımızı elifi merteği bilmez şımarıkların tartışma konusu olmaktan çıkarmalı ve kendilerine diledikleri gibi seküler istifade olanaklarını hatırlatmakla iktifa etmeli. Ne dinimiz ne ahkamı ne şeriati ne de gelenekleri bu agresif cehaletin dinmek bilmez tartışma hevesinin tatmin edileceği sahalar değildir, olmamalıdır. Bu sebeple şimdiden bayram hakkında ortaya konulacak mülahazaları yok saymanızı tavsiye ederim.