B.
Bir erk tesis etmek yahut tesis edilmiş bir erkten yana olmak kimi zaman birtakım değerlerinizden feragat etmeniz zorunluluğunu size dayatır. Mümkün mertebe idealist olmak isteyen kimselerin birtakım sorumlulukları altına girmemek gibi bir fatura ödediklerini biliriz. Sorumluluk sahibi olmak ve bir şekilde tesis edilmiş olan nizami temsil etmek ise bu ideallerden dönem dönem az yahut çok feragat etmek anlamına gelir. İnsanlarla ilişkide en temel yükümlülüğünüz olan kendinizi beyan etme yükümlülüğünün dahi olmadığı bir mecradır sosyal medya. Burada konuşulan, talep olunan, eleştirilen meselelerin herhangi bir sorumluluk süzgecinden geçmediğini zannederim hepimiz biliyoruz. Bu mecrada sizden talep edilen şey bazen maksimum agresiflik oluyor, bazen evinizde dahi uymakta zorlandığınız kurallara riayet etmeniz bekleniyor. Muhtemelen bu eleştirilerde bulunanların bir kısmı da kendi hususi hayatlarında talep ettikleri kadar idealist yaşamıyorlar. O meşhur fıkra var ya hani oruç tutmadığı halde ramazan günü oruç yiyenleri döven Erzurumlu'nun fıkrası, aynı o fıkradaki adam gibi davranıyor kimileri.
Çok şükür öyle mecralarda gezindiğim, bakındığım yok uzun süredir, fakat eş-dost tavassutuyla buraların gündemleri ister istemez önümüze düşüyor. Açıkçası hak verdiklerim de oluyor bir türlü anlamlandırmadıklarım da. Fakat beni asıl üzen şey, büyük bir devlete sahibi olmak isteyen Almanların kendi kültürlerinden feragat etmekteki heveslerinin çağdaş bir benzerini bu mecrada görüyor olmam oluyor. Türkiye'de hakikaten çok çeşitli göçler neticesinde oluşmuş bir topluma sahibiz. Fakat bütün farklılıklarımıza rağmen bizi bir arada tutabilen bir ortak görgümüz, nüanslar hariç müşterek bir geleneğimiz var. Ayıplar, mubahlar, emirler, yasaklar aslında çok belli. Sanki böyle değilmiş de hiçbir müşterekliğimiz yokmuş gibi ayıp kabul ettiğimiz şeyleri doğal bir talepmişcesine talep eden kimselerle karşılaşıyoruz. Bunlar bu kültürü ve cesareti sosyal medyada buluyorlar. Çeşitli vesilelerle dejenerasyondan, yozlaşmadan, kirlilikten şikayet edenlerin talep ettiği şeylere bir bakacak olursak yaşanan asıl dejenerasyonu bu taleplerde görmek mümkün hale geliyor. Bize hiç uymayan, ailemizden görmediğimiz, büyüklerimizden işitmediğimiz, kitaplarımızda örneğine rast gelmediğimiz tutumlar ile karşılaşıyoruz ve işin kötüsü bu tavrı bizim de takınmamız biteviye talep olunuyor. Agah olmak, mutedil olmak zorundayız. Bu vesileyle biraderane arz etmiş olmak istedim. Son günlerde karşılaştığımız birtakım talepler ne bize ne de bizden olana yakışıyor. Şu veya bu hadise diyerek örnek vermemeyi tercih ediyorum ve sadece bize henüz küçük bir çocukken salık verilen değerleri hatırlatmak istiyorum. Hissesi olan umarım hissesini alır. Vesselam.

4