B.
Zannederim bir meseleyi tavzih etmeyi başaramadık. Biraz daha konuşmanın alemi olduğunu da düşünmüyorum açıkçası. Yine de bir iki satır kelam edip en azından söylemiş olanlar safına geçmek isterim.
Ne İrancılıktan ne Şiilikten - Ehl-i sünnet olmaktan dem vurmadan, soğuk, buz gibi adeta İngiliz objektifliği ile yapılabilecek bir yorum var. Bu bölgede yıllardır sürüp giden Amerikan-İsrail menşeli savaşların bizde getirdiği bir reaksiyon var. İran'ın zafer kazanmasını istiyor değilseniz de Coni'nin domuz ayaklarının her istediğinde bu topraklara basmasından rahatsızız. Olmaz, olamaz bir şeydir bu. İrancı oluyor da değilim bunu söylerken, Türkiye'nin çıkarının önüne bir başka ülkenin çıkarını koyuyor da değilim. Açıkçası Amerika'nın, İsrail'in bu harbi kaybedip rezil perişan olmalarının ne kadar istiyorsam, İran'ın da zayıflayarak bu savaştan çıkmasını Türkiye'nin güvenliği açısından o kadar isterim. Şunun da farkındayım ki, Amerika ne kadar yayılmacı ise İran da o kadar yayılmacı bir ruha sahiptir. Yani birisi emperyalist ötekisi değil diyemem. Herkes kapasitesi kadar yayılmaya bakıyor. Amerika kendi askerleriyle, Batılı bayraklarla yayılmaya çalışırken İran vekaletçileri ile bölgede iş görüyor. Bunun da farkındayız. Fakat bir şeyi çok açık şekilde görmemiz gerekiyor ki Amerika'nın bu topraklarda bir Vietnam'a daha ihtiyacı var. Yoksa Irak'a girdiği gibi, Suriye'ye girdiği gibi, İran'a girdiği gibi Türkiye'ye de girmeyi arzu edeceğini hepimiz biliyoruz. Bırakıp kaçtığı Afganistan'da dahi başarılı olmadığını söyleyemeyiz Amerika'nın. Neticede bırakıp kaçmak için orayı bir süreliğine dahi olsa zapt etmek gerekir; kısmen yahut tamamen velakin zapt etmek gerekir. Şimdi eğer İran'da da başarılı olur ve üstün askeri teknolojisinden yola çıkarak yeni bir hegemonya oluşturmakta başarılı olursa Amerika, bunun faturasını herkesten daha ağır ödeyecek olan biz oluruz.

4