Anmak üzerinde Antakya

B.

Temel ihtiyaçlarını ölmeyecek kadar karşılama haline kût-u layemût yaşamak derler. Hayat karşımıza, eldekine kısmen de olsa razı gelecek kanaatkarları ve katiyen rıza göstermeyecek kadar talepkarı çıkarmıştır. Elbette büyüklerimizden öğrendiğimiz şeydir "şükür elhamdülillah" diyerek kanaat etmek; lakin o öğretişte tembelliğin adını kanaatkarlık koymak salık verilmemektedir. Binlerce yıllık medeniyet mirasını üstesinden gelmek zorunda kaldığı sayısız musibete rağmen günümüze kadar taşıyan Antakya ve Antakyalı, hayatta kalmakla iktifa edebilecek bir yapıya sahip değildir.

Daha evvel bir vesileyle arz etmiştim, bizim abide dediğimiz yapılara Batı dillerinde "Monument" derler; Latince "Monere" kökünden türemiştir ki, "anmak, yad etmek" anlamına gelir. Ahalisinin henüz çadırlarda ve konteynerlerde yaşadığı bir demde, Antakya bir yandan mesken inşa ederken diğer yandan abidelerini ayağa kaldırıyordu. Şükürler ederiz, Habibinneccar Camii'nde yeniden namaz kılmak nasip oldu; darısı Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin bir türlü yapamadığı ve bu sebeple Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devralınan Ulu Cami'ye. Doğrusu Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Antakya'daki bu ihmalkarlığı müsamaha gösterilir cinsten değil; zira Ulu Cami'ye nispeten çok daha kompleks bir yapı olan Habibinneccar Camii'nin restorasyonu Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından çabucak bitirilmişken, daha sade bir yapı olan Ulu Cami'nin henüz bir taşı diğer taşının üstüne konmuş değil.

Yukarıda da arz ettiğim gibi ilginç bir seciyesi var bu şehrin; depremin üzerinden henüz bir buçuk yıl geçmemişken, 11 Haziran 2024'te şehirde açılan ilk kamu binası şehir kütüphanesi olmuş. 2000'li yılların başına kadar maalesef muzır filmlerin gösterildiği bir sinema olan tarihi meclis binasının restorasyonu tamamlanmış ve şehir tiyatroları tarafından arkasındaki konak ile birlikte devralınmış. Hatay'ın Türkiye'ye katılması hadisesinin hatırasını taşıyan bu yapı, böylelikle bu utançtan kurtulmuş. Çok kısa zamanda hizmete girecek ve sayısız sorunla boğuşan Antakya, temsillerin ve konserlerin sahnelendiği bir tiyatroya kavuşacak. Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman 2008 yılında "Antakya bir müzeler şehri olmayı en çok hak eden bir şehirdir" derken hem bir projeksiyon ortaya koymuş hem de Antakya'nın mevcut durumundan yana memnuniyetsizliği beyan etmişti. Hatay İl Kültür Müdürü Abdullah Dinç, bizzat Antakya'nın bir evladı olarak en önemli hedeflerinin Antakya'nın asırları aşan kültürel mirasını yarına taşımak olduğunu ifade ederken önümüzde daha çok uzun bir yol olduğunun altını çiziyor ve "Ne zaman Uzun Çarşı'nın, Ayakkabıcılar Çarşısı, Ahmediye Çarşısı, Sarraflar Çarşısı ayağa kalkar; o zaman vazifemizin önemli bir kısmını bitirdik diyebiliriz" şeklinde ilave ediyor. Bu uzun yol elbette kamu kurumlarının attığı adımlarla yürünebilir olmanın çok ötesindedir. Antakyalı, kendi gayreti ile de Antakya'yı ayağa kaldırmaya gayret ediyor. Kültür Bakanlığı, tarihi evlerin imar ve ihyası için proje ve hibe yardımı sağlıyor. Meskenler 5 milyon liraya kadar hibe desteği alabiliyorken, turizm işletme belgesi bulunan ticari işletmeler 12,5 milyon, dini yapılar ise 25 milyon liraya kadar hibe kullanabiliyor.