B.
Pandemi sonrası yeni bir dünyada yaşadığımız gerçeğini hepimizin kabul etmesi lazım. Birkaç sayfada yaşanan bu dönüşüm, pandemi ile içine girdiğimiz standby durumu sonrası daha yerleşik bir hale geldi. Kurumlarını ve kurallarını anlamakta zorlandığımız bir dünya bu. Şöyle bir dönüp baktığımızda, birkaç yıldır gündemimizi meşgul eden en önemli hadiselerin hep finans kaynaklı olduğunu görüyoruz. Sanal bahis, yolsuzluk, irtikap, fon vurgunu, çıkar amaçlı yasadışı faaliyetler, enflasyon, "hesabınız terör örgütünün eline geçti" diye üniversite profesorlerini dahi dolandıran üçkağıtçılar... Siyasetin davasından kaynaklanan bir tartışma içinde değiliz uzun süredir; yaşadığımız rahatsızlıkların ve içinde bulunduğumuz tartışmaların tam göbeğinde hep ne olduğunu ve nasıl olduğunu anlamadığımız bir para var. O kadar sıfırı bir arada görmeye alışkın olmadığımız için hakkında konuşulan meblağların ne olduğunu tam olarak anlayamıyoruz. En azından ben anlayamıyorum zira ekonomist değilim; fakat hayat pahalılığı haricindeki diğer tartışmalar genelde benim hayatıma hiç etki etmeyen tartışmalar olarak sürüp gidiyor. Kenarda köşede sürekli karşıma çıkan ve ne olduğunu bir türlü anlayamadığım reklamların neye yaradığını ve kimlerin ilgisini çektiğini görüyorum böylelikle. Pandemi boyunca evde oturup bir şekilde hayatını idame ettirmeye ikna edilen insanların bir kısmı oturduğu yerden para kazanmayı hayat rutini haline getirmiş, bunu görüyorum. Fakat beni asıl dehşete sevk eden şey, bu yeni dünyada para dediğimiz şeyin mahiyetinin bizim öğrendiğimiz şeyden çok daha farklı bir şeye dönüşmüş olduğu gerçeğidir. Bu yeni kuralları anlayamıyorum, dürüst olmak gerekirse anlamak da istemiyorum. Muhafazakar bir konfor talebiyle eski düzeni sürdürme merakımdan dolayı değil bu anlamak istemeyişim; normalleştiririm diye korkuyorum. Anlarsam hak veririm. Hak vermek istemiyorum çünkü iyi niyetli ve hayırlı emellerle peşinden koşulan bir heveskarlık olmadığını görüyorum içine girilen bu sürecin. Coin nasıl iner nasıl çıkar anlattı işin uzmanı arkadaşım bana. Gitmedi hoşuma, nasıl gitsin ki Bir taraftan da anlıyorum hepimizin uzak durma lüksü olan bir dünya değil bu. Bazılarımız bu işi bilecek ve yönetecek; zira yeni dünyanın olmazsa olmaz bir parçası. Fakat "O ben olmayayım" diyorum. Çevremdeki eşe dosta da siz olmayın diye salık veriyorum. Üretecek ve satacaktık. Biz böyle şartlandık. Benim açımdan para bir şeyi onunla aldığın ve bir şey sattığında sana gelen şeydir. Bunun ötesini anlamak, anlamlandırmak istemiyorum. Fakat görüyorum ki, bu son derece bireysel bir kaçış. Haluk Levent'ten Halk TV'ye, Alihan Kuriş'ten Fatma Betül Sayan Kaya'ya kadar tartışılan kurum ve kişilerin hepsinin ana odağı finans. Yani ilgimi çekmiyor diyerek hayatınızdan uzaklaştırabileceğiniz bir şey değil. Tekrar edeyim, ben anlamak istemiyorum. Bir kez anlarsam ben de değişir ve hak veririm diye korkuyorum.

17