Alıştığımız dünyânın yapı taşları yerinden çıkıyor. Bunu büyük ölçüde Trump'ın ikinci devrinde yaptıklarına borçluyuz. Çok değil , bir sene evveline kadar hiç kimse kolay kolay AB ile ABD'nin bir kopuş sürecine gireceğini tahmin edemezdi. Evet, Duvar yıkılıp Sovyetler çöktükten sonra bu iki dünyâyı birleştiren NATO, kendisini var eden düşman ortadan kalktığı için büyük bir boşluğa düşmüştü. Ama Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra yaşanan hâdiseler ve 11 Eylül'ü tâkip eden günlerde Afganistan' a ve Libyâya karşı düzenlenen operasyonlarda olduğu üzere hâlâ birlik olarak hareket etmek reflekslni devâm ettiriyordu. Lâkin manzara eskisinden farklıydı. Sovyetler sâbit, müesses bir düşmandı. Yeni düşmanlar ise bir devâmlılık taşımıyor, konjonktürel olarak değişiyordu. İki vuruş arasında NATO'nun diriliğini sorgulatan boşluklar yaşanıyordu. NATO'nun bu hâlini avara kasnağa benzetiyorum. Kasnağa zaman zaman bir şeyler takılıyordu. Ama aradaki boşluklarda kasnak boşa dönüyordu. Bu teklemeler bâzen de uzun müddet devâm edebiliyordu. Son tekleme hâli uzun devâm etmişti. Macron'un bu duruma bakıp "NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti" demesini bu çerçevede anlamak doğru olacaktır.
Ama dikkat çeken husus, bu teklemeler içinde NATO'nun bir genişleme programını yürütmesidir. Evet, Soğuk Savaş devrindeki NATO'nun üyeleri belliydi. Ama NATO'nun varlığının temelsiz kaldığı Soğuk Savaş sonrasında , târihinin en büyük hacmine ulaşması son derecede çelişkili bir durumdu.
NATO'nun sahneye dönmesi Biden ve Demokratlar devrinde yaşandı. Biden bir NATO restoratörüydü. Eski düşman Sovyetler'in yerini alan Rusya yeniden hedefe oturtuldu. Rusya-Ukrayna savaşı bunun için biçilmiş bir kaftandı. İki kıt'ayı birleştiren cihazın pas tutan çarkları temizlendi ve yağlandı.Anglosakson bir çekirdek etrâfında Kıt'a Avrupası ortak bir misyon etrâfında yeniden birleştirildi. Sovyetler çökmüş olsa da Rusya, nihâyetinde Rusya'ydı. Otokrasi onun temel niteliği idi. Rejim değişmiş olsa da bu siyâsî kültürel niteliği değişmezdi. O hâlde Soğuk Savaş kodları yeniden ısıtılmalı, "Hür", "demokratik" Batı , müzmin , başına buyruk (otarşik) Rusya'ya haddi bildirmeliydi.
Kıt'a Avrupa'sının ana dinamosu Almanya'ydı. Ekonomik bir güç olarak târih sahnesine çıkması ve ilk sanâyî devriminin tartışmasız en büyük gücü olan Birleşik Krallığı geçmesine yol açan başarısı çelik, kimyâ vb yeni sektörlerde bir farklılığı yakalamasıydı.İlki tekstil vb sektörlerde ve buharlı kazanlarda takılı kalırken ,Almanya çok daha ileri bir teknoloji üzerinden bir ivme yakalamıştı. Bu durum petrol ve daha sonra doğal gaz temel enerji kaynağı hâline geldikten sonra hayli değişecekti. I.Paylaşım Savaşı'nı kaybettikten sonra Almanya yeni enerji kaynaklarına uzak düşmüştü. Birleşik Krallık ise, savaşta varını yoğunu ortaya dökerek bu yeni enerji kaynakları açısından son derecede zengin olan Ortadoğu'yu ele geçirerekti Almanya'nın II.Umûmî Harp esnâsında gözünü karartıp Rusya'ya saldırması biraz da bu yüzden olmalıdır. Çünkü Ortadoğu hayli uzağına düşüyordu. Hâlbuki, aynı kaynaklara sâhip Rusya daha yakınındaydı. Rusya'nın zengin petrol kaynaklarına sâhip olarak durumunu sağlama alabilirdi. Ama tıpkı zamânında Napolyon'un yaşadığı felâketi o da yaşadı ve yenildi.
II.Umûmî Harp sonrasında , makine/ kimyâ, İlâç ve otomotiv sâhalarında yeniden kalkınan Almanya'nın enerji bağımlılığı son derecede büyük bir meseleydi. Bunu iki şekilde halletmeye gayret etti. İlki, bilhassa Yumuşama devrinin avantajlarını kullanarak Sovyetler ile yakınlaştı ve oradan hayli ucuz enerji ithâlâtını sağladı. İkinci olarak ise nükleer enerjiye yöneldi. Lâkin 1980'lerde yükselen Yeşiller Hareketi buna mânî oldu. Pek çok reaktörü kapattılar. Almanya yeşil enerjiye yöneldiyse de buradan istediği verimi alamadı. Hâsılı Rusya'ya bağımlı olarak gemisini yüzdürmekten başka bir seçeneği kalmadı.
NATO'nun yeniden Rusya'yı hedefe koymasına en fazla Almanya'nın direnç göstermesi beklenirdi. Ama öyle olmadı. Tam aksine Almanya Rusya karşıtı kampanyanın liderlerinden birisi oldu. Brandt çoktan ölmüş, Merkel ve Schröder gibilerin devri kapanmıştı. Artık Almanya kukla idâreciler tarafından idâre ediliyordu. Kuzey Akım hattının sabotajını seyretti; hattâ alkışladı. . Hindistan üzerinden Rus enerjisini bir kaç kat fazla mâliyetle almaya devâm etti. ABD'den , Rus petrol ve gazina göre aşırı pahalı olan sıvılaştırılmış gaz almayı da kabûl etti.

2