Ümmet ihtilâfa düşerse...

Hak ve batıl arasındaki mücadelede batılı olanlar neden her zaman galip geliyor; yoksa biz hakkı bulma ve savunma konusunda yeterince tevazu sahibi miyiz?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İslami bir hadise dayanarak hak ve batıl arasındaki ihtilafın kaçınılmaz olduğunu, ancak hakkı bulmanın ve kabul etmenin öncelikle tevazu, cemaat şuuru ve benlik yerine kolektif bilinç gerektirdiğini savunuyor. Temel argümanı, haksızlığa sahip çıkmanın ve gurura kapılmanın hakkı görmelerimizi engellediği; oysa gerçek sorun hakkın sürekli bizde olmadığını kabul edebilmek midir?

İsim vermeyen okuyucumuz: "Bir ümmet peygamberinden sonra ihtilâfa düşerse, muhakkak hakkı tutmayan ehl-i fesat ve dalalet, hak ehline galip gelir." hadisini nasıl açıklayabiliriz

İhtilafta Hak Olabilir

Taberanî Evsat'ında bildirmiştir ki, İbni Ömer (ra) şöyle demiştir: Resulullah Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: "Bir ümmet Peygamberinden sonra ihtilâfa düşmüşse, mutlaka o ümmetten batıl ehli olanlar hak ehli olanlara galip gelmiştir."1

Hadisin tam metni şöyledir: "Ma'htelefet ümmetün ba'de nebiyyihâ illa zahera ehlü bâtılıha alâ ehl-i hakkuha."

Bu, geçmişten beri ümmetlerin peygamberlerinden sonra saptıklarını ifade ediyor. Bu açıdan üzücü bir durum. Ne kadar ümmet gelmişse, peygamberleri öldükten sonra hak ve hakkaniyetlerini koruyamamışlardır. Ve yüce Allah yeni bir peygamber göndermiştir. Bu son peygambere kadar böyle gelmiştir.

Son peygamberde ise, asırların büyük dalaletleri için mücedditler gelmiştir.

Ümmet olarak ağlamamız gerekir. Demek ki, her asırda batıl ehli, hak ehline galebe edecektir.

Ancak her ihtilâf, böyle bir felâket haline gelmez. İhtilâfta rahmet gören hadisler de vardır.

Öyleyse bizim mihengimiz sadece ihtilâfta olmayacaktır. İhtilâf bizi tek başına felakete götürmez. O halde ihtilaftan önce başka ölçeklerimiz de olmalıdır.

Neden İhtilâf

Neden ihtilâf İlmî konularda pekâlâ ihtilaf olabilir. Bunda sakınca yoktur. Olması da lazımdır. ünkü her akıl aynı şeyi düşünmez. Her akıl aynı şeyi düşünse çözüm de bulunmaz. Herkes farklı düşünmelidir ki, istenen sonuca ulaşılsın. Tartışırken de illa benim dediğim olacak gibi bir inat içinde de olamayız. Belki söylemimiz yanlıştır. Hak bizim elimizde zahir olmayabilir. Kavga edersek hakkı incitmiş oluruz.

Öte yandan hak bazen bizde, bazen kardeşimizde olmalıdır. Hak hep bizde olursa bizim için tehlikedir. Gurur ve riya gibi kötü huylar başımızı çok ağrıtır. Hak hep kardeşimizde olursa da iyi değildir. Hakkın huyu öyledir: Bazen bizde, bazen kardeşimizde olabilir.

ünkü Cennet ehli insanlar böyledir.

Böylece kardeşler arası ittifak, birlik, beraberlik, dayanışma, sevme, güvenme, fikir alışverişi ölünceye kadar sürer ve sürmelidir. Her alanda yardımlaşma nasıl gerekliyse, doğruyu bulma açısından da yardımlaşmaya hatta daha çok ihtiyaç vardır.