Ramazan Fıkhı
29 gündür aramızdaydın. Seninle arınmış, seninle berraklaşmıştık. Seninle vahşî yanımızı unutmuş, seninle insanlığımızı hatırlamıştık. Sen vicdanımızın sesi, kalbimizin çağrısı, ruhumuzun duası olmuştun. Her ne kadar biz senin kadrini lâyık-ı vechi ile bilemediysek de, her ne kadar biz senden boşalan rahmet sağanağına bağrımızı alabildiğine açamadıysak da, her ne kadar biz senin kâmetini ve bahânı gereği gibi değerlendiremediysek de; sen bizim günahlarımızı sevaplara dönüştürdün, sen bize Rabbimizden selâm ve esenlik getirdin, sen bizi mağfiret ve rahmet dolu bir sîne ile kucakladın, sen Cehennemin kapılarına kilit vurdurdun, sen şeytanın o menhus ağzını bağlattın, sen Cennetin kapılarını bizim için ardına kadar açtırdın.
Rahmet Güneşi! Şimdi gidiyorsun öyle mi Bugün aramızdaki son günün. Biz yine kaprislerimizle, gel-gitlerimizle, o kalın halatlarla, o demir pençelerle, o sihirli ellerle baş başa kalacağız. Sense yükünü yükledin artık. Ayrılık saatin geldi gelecek. Aramızdan ayrılacaksın. Seni anlayabildik diyemem. Seni takdir edebildiğimizi söyleyemem. Varsa yoksa kalbimizin sâfî niyetini, nezih arzusunu, nazik talebini, mümtaz muradını, şerefli gayesini aldın, yazdın, kaydettin.

3