Leyali-i Aşere günlerindeyiz

Bu Gün Bir

Bu gün 1 Zilhicce. Yani Zilhicce ayının biri bugün.

Kur'ân'da "Ve'l-Fecr ve leyalin aşr" suresi vardır. Bu sure fecre ve on geceye yeminle başlıyor ve Allah'ın Ad, İrem ve Semud halkına ve Firavun'a nasıl ve niçin gazap ettiğini anlatan azap ayetleri ile devam ediyor.

İnsan okuyunca titriyor.

Bu surenin başında kendisine yemin edilenlerden birisi de "layelin aşr"dır ki "on gece" demektir. Zilhiccenin ilk on günü ve gecesidir. Bu ilk on günün kudsiyetine Cenab-ı Hak yemin ediyor. Başlangıç yeminleri ile birlikte devam eden azap ayetlerinin meali şöyledir:

"Fecre ve on geceye ve çift ve tek olana, ve geçip gideceği zaman geceye and olsun! Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan sütunlarla dolu İrem'e, vadide kayaları oyan Semûd'a, kazıklar [binlerce çadırlık büyük ordular ve saltanat] sahibi Firavun'a ne yaptığını görmedin mi"1

Düşünün bir kere: Gazaba uğrayan kavimlerin isyanlarından bahseden ayetler, içinde bulunduğumuz on gecenin kudsiyetine yemin ediyor.

Öyleyse bu on günde ve gecelerinde Allah'ın celalinden ve gazabından Allah'ın cemaline ve rahmetine daha fazla sığınmamız gerekiyor.

Leyali-i Aşere'nin Fazileti

Demek, bu günlerin ardından Hac ibadeti ile birlikte Hazret-i İbrahim'den (as) beri kurban gibi celalli bir ibadetin emredilişinin büyük hikmetleri vardır.

Kurban, Allah'ın gazabından, Allah'ın cemaline, rahmetine ve mağfiretine sığınmamızı sağlıyor. Ve inşallah günahlarımız bağışlanıyor.

Keza hac ibadeti de kişiyi günahlarından annesinden doğduğu gün gibi arındırıyor.

Peygamber Efendimiz (asm): "Salih amellerin Allah'a en ziyade sevgili olduğu günler bu on gündür!" buyurdu.2

Keza bir diğer hadiste Peygamberimiz (asm) şöyle buyurdular: "Ondaki her bir günün orucu bir yıllık oruca (sevapça) eşittir. Ondaki bir gece kıyamı (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kıyamına (ihyasına) eşittir."3

Bediüzzaman Hazretleri bu günlerde yazdığı mektuplarda talebelerinin leyali-i aşerelerini tebrik eder, bu günlerin kudsiyetine dikkat çekerdi.4

Keza yayınlanmamış bir mektupta Bediüzzaman, Nur Şakirtlerinin hizmetleriyle bu günlerin yüksek kazançlarına mazhar olduklarını müjdeliyor.5