Necdet Atıcı: "Elhamdülillah ile başlayan En'am, Kehf, Sebe, Fatır ve de Fatiha sureleri neden elhamdülllah ile başlamıştır Bu konuda ne dersiniz"
Ayfer Yörü: İşârâtü'l-İ'caz da geçen "elhamdülillah" bahsinde, elhamdülillah cümlesi neden bazı surelerde tekrarlanmıştır"
"Elhamdülillah" Cümlesi
Bediüzzaman diyor ki: "Şu "Elhamdülillah" cümlesi, herbiri niam-ı esasiyeden birine işaret olmak üzere, Kur'ân'ın dört suresinde tekerrür etmiştir. O nimetler de; neş'e-i ûlâ ile neş'e-i ûlâda beka, neş'e-i uhra ile neş'e-i uhrada beka nimetlerinden ibarettir."1
Elhamdülillah cümlesinin, dört surenin giriş cümlesi olmasını Bediüzzaman Hazretleri, her bir surede bu cümlenin asıl nimetlerden birine işaret olması olarak açıklamıştır. Bu nimetleri şöyle zikrediyor:
1- Neş'e-i ûlâ, yani dünya hayatının bizzat kendisi. Dünyanın yaratılmış olması.
2- Neş'e-i ûlâda beka. Yani dünya hayatında belirli bir süre nimetlerden tadat ederek yaşamak.
3- Neş'e-i uhra. Yani ahiret hayatının bizzat kendisi. Ahiret hayatının ebedî nimetler içinde yaratılmış olması kendi başına bir büyük nimettir.
4- Neş'e-i uhrada beka. Yani ahiret hayatında büyük nimetler içinde ebedî bir biçimde yaşamak.
Fatiha ve En'am Sureleri
Bu büyük surelerden birisi namazlarda da okuduğumuz Fatiha Suresi'dir. Fatiha Suresi bütün nimetlere işaret etmiştir. Bu sure, Rahman ve Rahîm olan, mahşer gününün sahibi olan, yalnızca O'na ibadet etmemiz gerektiği, O'nun için hidayet yolunda olmamız lazım geldiğini muhteşem cümlelerle anlatıyor.
Bu sure hem dünya, hem ahiret nimetlerine işaret etmektedir.
En'am Suresi'nin girişinde "elhamdülillah" kelimesi vardır. Bu kelime ile Rabbimiz, göklere, yere, karanlıklar ve ışığa dikkat çekmiştir. Gökler ve yerler olmadan, karanlık ve ışık olmadan yaşanmaz.
Mekke döneminde nazil olan bu surenin birinci ayeti şöyledir: "Elhamdülillah ki, gökleri ve yaratan, karanlıkları ve ışığı var eden Allah'tır. Ama yine de kâfir olanlar (putları) Rablerine eş tutuyorlar."2
Surede Yüce Rabbimiz tevhide, adalete, peygamberliğe, ahirete ile küfrün ve batıl inançların reddine ve bazı temel ahlâk kuralların önemine işaret etmiştir.
Kehf, Sebe ve Fatır Sureleri
Kehf Suresi Mekke'de nazil olmuştur. Kehf mağara demektir. Bu surede temel konu olarak, inançları üzerine baskı gören gençlerin kurtulmak için bir mağaraya sığındıkları ve mu'cizevî haller yaşadıkları anlatılır. Ayrıca Hz. Mûsâ ile Zülkarneyn konu edilir.
Birinci ve üçüncü ayetler şöyledir: "Elhamdülillah ki kendi tarafından gelecek çetin bir azap ile uyarmak, dünya ve âhiret için faydalı işler yapan müminlerin, içinde ebedî kalacakları güzel bir mükâfata (Cennete) erişeceklerini müjdelemek için kuluna sağlam ve kusursuz kitabı indirmiş, onda hiçbir kusurluluğa yer vermemiştir."3

4