İsim belirtmeyen okuyucumuz: "Hanefî mezhebi kendisine bağlanan İbni Mesut hakkında bilgi verebilir misiniz"
Müslüman Oluşu
İbni Mes'ud, erken gençlik yıllarında Mekke'li zengin biri olan Ukbe b. Ebû Muayt'ın sürülerine çobanlık yaptı.
Peygamber Efendimiz (asm) Ebu Bekir-is Sıddık ile beraber, İbni Mes'ud'un çobanlık yaptığı yerden geçiyorlardı.
Resul-i Ekrem (asm), İbni Mes'ud'dan süt istedi.
İbni Mesut:
"Keçiler benim değil, başkasının malıdırlar." Dedi.
Resul-i Ekrem (asm):
"Öyleyse bana kısır, sütsüz, bir keçi getir." Buyurdu.
İbni Mes'ut iki senedir teke görmemiş bir keçi getirdi. Resul-i Ekrem (asm) eliyle onun memesini meshedip dua etti. Sonra sağdı, hâlis bir süt aldı; içtiler.
İbni Mes'ud bu mu'cizeyi gördükten sonra Müslüman oldu.1
İlim Kaynağı İdi
Altıncı Müslüman olan İbni Mesud, Kabe'de ilk defa açıktan Kur'ân okudu. Bu sebeple Kureyş ileri gelenleri tarafından dövüldü.
Sonraları Hazret-i Peygamber onu himayesine aldı, ömrü boyunca artık Hazret-i Peygamberin (asm) yanından ayrılmadı. Hz. peygamberin evine izinsiz girebilen tek kişidir.
Bedir, Uhud ve Hendek muharebelerinin hepsine katıldı. Bedir'de Ebu Cehil'i öldürerek Mekkelilere ağır bir darbe vurdu.
Hazret-i Peygamberden en çok hadis rivayet edenler arasındadır.
İbni Mesud, Hz. Ömer'in halifeliği zamanında Kûfe'ye kadı tayin edildi ve orada halka dinî hükümleri anlatmakla görevlendirildi. Irak'ın bilhassa da Kufe şehrinin ilim kaynağı olmasında çok büyük katkıları olmuştur.
Ömrünün sonlarına doğru Medine'ye geldi ve Hicretin 34. yılında altmış yaşlarında Osman'ın hilafeti döneminde vefat etti.
Fıkıh'ta Otorite
İbni Mesud, kısa boylu, zayıf ve esmer bir kimse idi. Son derece mütevazı idi. Saçlarını uzatır, temiz ve güzel giyinmeyi severdi. Süründüğü güzel kokularla karanlık gecede bile tanınırdı. Ayrıca Hz. Peygamber'le olan yakınlığı sebebiyle birçok hadis rivayet etmiştir.
Kûfe'de vali iken ilmî faaliyeti ve yetiştirdiği talebeler vasıtasıyla Kûfe tefsir ve fıkıh mekteplerinin temellerini attı.
Onun ilmi, doğrudan Hz. Peygamber'e dayanmaktaydı. Sesi güzeldi. Resûlullah (asm), O'nun Kur'ân okuyuşunu zevkle dinlerdi. Sahabe arasındaki Kur'ân hâfızlarının önde gelenlerindendi. Yetmişten fazla sureyi bizzat Peygamber'in kendisinden öğrenmişti.

9