Dr. Hasan Doğan: "Hıristiyan bir arkadaşım bana şunu sordu: "Müslümanlık hak din diyorsunuz. Peki, Musevîlik veya Hıristiyanlık da Allah tarafından gönderilen dinlerden değil mi Kaldı ki Musa'ya (as) ve İsa'ya (as) siz de inanıyorsunuz. Bizlerin durumu, size göre ne olacak"
İnsan Taassuptan Kaybeder
Aslında şöyle söylemeli: Problem tam da burada! Biz Hz. Musa'ya (as) ve Hz. İsa'ya (as) iman ediyoruz. Siz de Hz. Muhammed'e (asm) iman etseniz problem kalmayacak! O halde demek taassup bizde değil!
İnsan Hazret-i Mûsa'ya (as), Hazret-i Davud'a (as), Hazret-i İsa'ya (as), Hazret-i Muhammed'e (asm) inandığı için kaybetmez. ünkü el-hak her birisi de Allah'ın peygamberidir. Ama insan taassuptan kaybeder.
Mademki Allah toplumlar yükseldikçe ve değiştikçe yeni peygamberler göndermekte ve dinini ve şeriatını değiştirmektedir. Buna ihtiyaç da vardır.
ünkü her devir insanının yaşayışı, anlayışı, medeniyet seviyesi, iyi ve kötü alışkanlıkları elbette farklıdır. Öyleyse en son kuşakta bulunan biz insanların, Allah'ın en son kuşağa, yani bizim kuşağımıza gönderdiği Peygamberin getirdikleri ile amel etmemiz gerekmez mi
Allah'ın daha önceki kuşaklara gönderdiği ve bir kısmı da bozulmuş bulunan din ve şeriat ile amel etmemize ihtiyaç var mı
Biz Hazret-i Muhammed'in (asm) Kuşağındayız
Allah'ın önceki kuşak insanına gönderdiği peygambere elbet inanırız, saygı duyarız, Allah'tan getirdiklerini bozulmamış haliyle tasdik ederiz.
Bu, İslamiyet'in iman esasında vardır.
Fakat Allah'ın bizim kuşağımıza gönderdiği Peygamber'in getirdikleri ile amel ederiz.
Malum; Allah bundan yaklaşık üç bin sene önceki insanlık kuşağına Hazret-i Mûsa'yı (as), yaklaşık iki bin sene önceki insanlık kuşağına da Hazret-i Îsa'yı (as) göndermiştir. Yaklaşık bin dört yüz senedir içinde bulunduğumuz yeni kuşağa ise, yani bizim çağımıza ve bizim kuşağımıza da Allah Hazret-i Muhammed'i (asm) göndermiştir.
Biz doğulusu ile, batılısı ile, Avrupalısı ile, Amerikalısı ile, Afrikalısı ile, Japonu ile, Avustralyalısı ile Hazret-i Muhammed'in (asm) kuşağındayız. Hazret-i Muhammed'in (asm) zamanındayız ve Hazret-i Muhammed'in (asm) mesaj alanında bulunmaktayız.
Hazret-i Muhammed'in (asm) ümmeti kapsamında bulunuyoruz.
Öyleyse önceki Peygamberlere gönderilen din ve şeriatla amel etmekle yükümlü değiliz. Bu bir taassup değildir. ünkü evet, hepsini Allah göndermiştir. Fakat Allah'ın bizim kuşağımıza gönderdiği din ve şeriat bütün ahkâmıyla mevcuttur. Bu din ile amel etmekle yükümlüyüz.
Önceki Kitapların Aslı Kalmamıştır
Zaten Allah'ın önceki peygamberler ile gönderdiği din ve şeriatın, kitabın ve vahyin aslı da kalmamıştır. Ne bu günkü İncil Hazret-i Îsâ'nın (as) getirdiği İncil'dir, ne de Tevrat Hazret-i Musa'nın (as) getirdiği Tevrat'tır! Şüphesiz bunun sorumlusu da bu çağın insanı değildir. Bundan asırlarca önce Romalıların ve Yahudîlerin bozduğu bir dinin yükünü bugünün Avrupalısı neden taşısın ki Yenisi ve bozulmamışı varken...

21