Endülüslü İslâm filozofu: İbni Rüşd

Elbistan'dan Cemal Özkaya: "Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, "İnsaniyetin gayetü'l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü'l-Vücud'a benzemektir" deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp...

"Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir. Evvelki iki yolun mağdub ve dâllîn yolu; hatarları pek çoktur, kıştır daim güz, yazı. Yüzde biri kurtulur: Eflâtun, Sokrat gibi." Eflatun için hem kurtulur diyor hem de Firavunane hüküm verenlerin arasında sayılmış bir zıtlık mı var"

Aristo'nu Şarihi

İbni Rüşd, Kurtuba'da (Hicrî 520), 14 Nisan 1126 tarihinde doğmuş, Endülüs'te 10 Aralık 1198 vefat etmiş Arap felsefeci, hekim, fıkıhçı, matematikçi ve tıpçı bir bilim adamıdır. Tercüme ve yorumlamalarıyla Aristo'yu Avrupa'ya yeniden tanıtmıştır. Kendisi gibi babası ve dedesi de Kurtuba'da kadılık yapmışlardı. Dedesi Ebü'l-Velîd Muhammed aynı zamanda Kurtuba Camii'nin de imamı idi.

İslam felsefesinde Aristocu akım olan Meşşailiğin temsilcilerindendir. Batıda Averroes adıyla bilinir. Aristo'nun felsefî doktrinine sadık kalarak eserlerini şerhettiğinden İslâm âleminde "şârih", Latin dünyasında "commentator" ünvanıyla tanınmıştır.

Orta ağ'ın Avrupalı skolastiklerinin kendisine gösterdikleri saygıdan ötürü Dante, İbni Rüşd'ü İlâhî Komedya'da, diğer büyük pagan filozoflarla beraber "iltifatın üne borçlu olunduğu" Limbo'da göstermiştir.

Victor Hugo'nun, Quasimodo ile Esmeralda'nın talihsiz öyküsünün anlattığı, Notre Dame'ın Kamburu adlı eserinde, bilimle hukukun kaynaklarına değinildiği bir bölümde, İbni Rüşd referans verilir. Avrupa'da bilinen adıyla Avveroes ismiyle anılır.

İbni Rüşd siyaset, din, hukuk, tıp ve felsefenin pek çok alanında 150'den fazla eser kaleme almıştır. Özellikle Aristo'nun Organon külliyatı üzerine yazdığı pek çok şerh vardır.

Varlıkların Düzeni

565 (1169) yılında İşbîliye kadılığına, ardından Kurtuba başkadılığına yükselir. Burada hükümdarın isteği doğrultusunda Aristo'nun eserlerini şerh eder.

Halife ölünce oğlu Ebu Yusuf Ya'kūb el-Mansûr döneminde de aynı saygıyı görmeye devam eder. Sarayda özel hekim olarak çalışır.

Bilgiyi, "varlıkların düzen ve tertibiyle bunların arasındaki sebep-sebepli ilişkisinin kavranması" şeklinde tarif eden İbni Rüşd bilginin belli bir sürece bağlı olarak oluştuğu kanaatindedir. Filozofun düşünce sisteminin her aşamasında önem arzeden sebep-sebepli ilişkisinin onun fikir dünyasındaki değeri çok daha büyüktür.