Ali Bey: " Bir insanın fakir, muhtaç veya zor durumda olması, hırsızlığı ya da başkasının hakkına el uzatmayı meşrû hâle getirir mi İslâm, ihtiyaç sahibine merhamet ile suç işleyene adalet arasında nasıl bir denge kurar
Hırsızlık Hırsızlıktır
Hırsızlığın bahanesi olmaz. Geçerli sebebi de olmaz. Masumiyeti de olmaz. Ancak, insan zorda kalır, aç ve açıkta kalır ve bir yardım eline muhtaç olursa ona yardım edilir. Bu da İslâm'ın emridir. Gerçekten zorda kalmış birisi olur ve yardım alamazsa içinde yaşadığı toplum, derece derece bundan sorumlu olur.
Fakat burada azamî önem taşıyan husus, doğruluk prensibidir. Bu prensip yara almışsa, bu yaranın açtığı hasar daha başka mağduriyetlere sebep olur.
Hicretin altıncı senesinde Ukl ve Ureyne kabilelerinden birkaç hasta, benizleri solmuş, karınları şişmiş olarak Peygamber Efendimiz'in (asm) yüksek huzuruna geliyorlar ve Müslüman olduklarını söylüyorlar, şehadet kelimesi getiriyorlar. Peygamber Efendimiz'e (asm) İslam'ı tasdik etmek ve emirlerini yaşamak üzere biat ediyorlar.
Ardından Peygamber Efendimiz'e (asm): "Ya Resulallah! Biz fakir ve yoksul kimseleriz. Bizi barındır, yedir, içir." diyorlar.
Peygamber Efendimiz (asm) de onların Ashab-ı Suffe yanında kalmalarını emir buyuruyor.
Adamlar bir süre burada, Ashab-ı Suffe yanında kalıyorlar. Fakat daha sonra buranın havası hastalıklarına uygun gelmiyor ve adamlar Peygamber Efendimiz'in (asm) huzuruna çıkarak:
"Ya Resulallah! Biz çölde yaşamaya alışmış koyun ve deve sahipleri idik. Biz çayırı, çimeni, bağı, bahçesi bol yerde yaşamaya alışık değiliz. Medine'de ikamet hoşumuza gitmiyor. Develerinizin bulunduğu yere çıkmamıza izin verseniz..." diyorlar.
oban Yesar'a İhanet
Peygamber Efendimiz de (asm) bunların ihtiyacını görmek için, hazineye ait bulunan sadaka develerinin yanında çoban Yesar ile birlikte kalmalarına izin veriyor. İzin verirken de:
"Develerin sütlerini bol bol içiniz. İyileşirsiniz." buyuruyor.
Adamlar oban Yesar ile birlikte develerin yanında kalmaya başlıyorlar. Burada develerin sütlerini içiyorlar ve iyileşiyorlar. Burada sıhhate kavuşuyorlar, vücutları sağlamlaşıyor.
Buraya kadar her şey gayet güzel, her şey adamların lehine gelişiyor.
ünkü, başta Peygamber Efendimiz (asm) olmak üzere Sahabeler adamlara yardım etmek için seferber olmuşlardır.
Fakat adamlar bu noktadan sonra, develerin yanına vardıklarında, çoban Yesar'ı yalnız bulunca ihanete soyunuyorlar:

11