Bir Osmanlı münevveri: Hoca Tahsin Efendi

İsim belirtmeyen okuyucumuz: "Hoca Tahsin kimdir"

Kilisede Ezan Okudu

Asıl adı Hasan Tahsin'dir. Yanya vilâyetinin amlık bölgesinde Filat kazasına bağlı Ninat köyünde 1811 yılında doğdu. Tabiat ilimlerine vukufu ile tanınmış Türk bilgini ve eğitimcisidir. Dârülfünun'un ilk müdürüdür.

İlk dinî ve edebî bilgileri, İşkodra'da Berat müftüsü olan babası müderris Osman Efendi'den aldı. İstanbul'a geldi.

Filat'ta iken Allah'ın mekândan münezzeh oluşunu birtakım kozmografik görüşler çerçevesinde anlatan sözlerinin yanlış anlaşılması sonucu o zamanki Yanya Valisi Mustafa Âsım Paşa tarafından tutuklandı. Zaptiye Nâzırı Hüsnü Paşa kendisini hapiste tuttu. Fakat Avlonyalı İsmâil Kemal'in araya girmesiyle serbest bırakıldı.

20 Mart 1857'de Türk öğrencilerin eğitimi için Paris'e gitti. Paris'te Mekteb-i Osmânî'nin öğretim kadrosunda görev aldı.

Roma'yı ziyaretlerinde kendisinin Saint Pierre Kilisesi'nde namaz kıldığını söyleyen Nasûhî Bey, daha sonraki bir zamanda Hoca Tahsin'in kilisede kürsüye çıkıp yüksek sesle ezan okuduğunu nakleder. O'nun etkili ezanıyla Roma sokakları çınlar.

Cumhuriyetçi Bir Bilge

Paris elçisi Cemil Paşa, daha önceki elçilik devresinden tanıdığı Hoca Tahsin'i yeniden Paris'te görmekten memnun olur. Abdülhak Hâmid'in anlattığına göre Hoca Tahsin Paris'te bulunduğu bu dönemde bir ara sarığını çıkarmış, başına bir hasır şapka geçirmişti. Bu yüzden "Mösyö Tahsin" veya "Gâvur Tahsin" diye anılmasına yol açacaktır.

O yıllarda Avrupa'yı peşinden sürükleyen materyalist felsefe cereyanına merak sardığı kaydedilen Hoca Tahsin'in Paris hayatına dair çeşitli hâtıraları vardır. Paris sefâretinde kendisi için bir imamlık kadrosunun ihdası, Hoca Tahsin'in Paris'te kalmasına fırsat hazırladı.

Hoca Tahsin, 1867 yılının ilkbahar sonlarında Paris'e gelen Namık Kemal, Ziya Paşa ve diğer Yeni Osmanlılar ile yakın bir dostluk kurmuştur.

Hoca Tahsin ve Yeni Osmanlıların amacı, padişahın yanında bir meclisin açıldığı, anayasal bir monarşi olan Meşrutiyet yönetimini getirmekti.

Cürm-i Tahsîl-i İlmden Tevbeler Olsun

Paris'i görmemeyi dünyaya gelmemiş olmakla bir tutan Hoca Tahsin bu defa 1869 yılının ilk aylarına kadar Paris'te kaldı. Fakat, Fuad Paşa, hava değişimi ve tedavi için geldiği Nice şehrinde 12 Şubat 1869'da ölünce oraya giderek cenazesini hazırlamakla görevlendirildi ve cenaze ile birlikte, 28 Şubat 1869 İstanbul'a döndü.