Haşim Bey: "Bediüzzaman Mehdî midir Yoksa Mehdî yeni mi gelecek
Mehdiyetin İnkârına Neden Kapı Açıldı
İslâmiyetin korunması bizzat Cenab-ı Hakk'ın taahhüt ettiği bir mes'eledir. Cenab-ı Hak, "Muhakkak Zikr'i biz indirdik; O'nun koruyucusu da elbet biziz."1 buyurarak, Kur'ân'ın ve Kur'ân'dan beslenen tevhid inancının ve İslamiyet'in bizzat taraf-ı İlâhîce muhafaza altına alındığını beyan etmiştir.
Enbiyâ, yani peygamberler dönemi kapandığına göre; tevhîd inancının muhafazasının, kendisine vazîfe verilen mütehassıs ve muhakkik âlimler eliyle yapılacağı noktasındaki haber elbet âdetullaha da uygundur. Bu muhakkik âlimlerin, âdetullaha uygun olmayan güç ve kudret ile donatılmış olacağı tarzındaki telakkiler ile bu müessese gölgede bırakılmaya çalışılmamalıdır.
Zira mehdiyetle ilgili müteşâbih rivâyetlerde, âdetullaha ve sırr-ı teklife uygun düşmeyen kanaatler ve telakkiler, meselâ Mehdî'nin akşamdan sabaha bütün âlemi ıslah edeceği şeklindeki yaygın ve yanlış kanaat, kimi çevrelerce mehdiyetin inkârına sebep teşkil edebilmiştir. Oysa Bedîüzzaman'a gelinceye kadar böyle müteşâbih haberler doğru yorumlanabilmiş olsaydı, mehdiyetin inkârına kapı açılır mıydı
Dava İçinde Burhan
Tevhid inancına bağlılığı ve teslimiyeti sarsılmış olan bir asırda tavzif edilen Risale-i Nur da bütün mesaisini iman esasları üzerinde teksif etmiş, iman kalesini yeniden ikâme etmeye çalışmıştır.
Said Nursî Hazretleri (ra) Risale-i Nur'un vazifesini şöyle tanımlar:
"Risule-i Nur, sair ulemanın eserleri gibi yalnız aklın ayağı ve nazarıyla ders vermez ve evliya misillû; yalnız kalbin keşif ve zevkiyle hareket etmiyor; belki akıl ve kalbin ittihat ve imtizâcı ve ruh ve sâir letâifin teavünü ayağıyla hareket ederek evc-i âlâya uçar. Taarruz eden felsefenin değil ayağı, belki gözü yetişmediği yerlere çıkar, hakaik-i imaniyeyi kör gözüne de gösterir."2
Müellif-i Muhteremi Risale-i Nur'un, tevhid hakikati için; tasavvur değil, tasdik... Teslim değil, iman... Marifet değil, şehadet ve şuhud... Taklit değil, tahkik... İltizam değil, iz 'an... Tasavvuf değil, hakikat... Ve dava değil, dava içinde bürhan olduğunu beyan eder. 3
O Mehdiyet Görevini Yapıyor
Felsefenin kör gözü iman hakikatleri ile aydınlanmadıkça Risale-i Nur'un vazifesini bitireceği ve devrini tamamlayacağı kanaatinde değiliz. Yeni bir müceddid veya yeni bir mehdî beklentisi içinde de değiliz.

28