Sevinç ve üzüntülerle imtihan

Hayat sevinç ve üzüntüyle imtihan ediliyorsa, neden bazı insanlar sabrı değil çöküşü seçiyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, hayatın bir sınav meydanı olduğunu ve müminlerin sevinçte şükreden, hüzünde sabretmesi gerektiğini savunuyor. Bu dengeyi öne sürmesinin nedeni, İslami metinlerdeki bütün imtihan örneklerinde. Ancak kader inancı ve kişisel irade arasında bir gerilim var, değil mi?

Sevinç veüzüntülerle imtihan

SÜLEYMAN GÜLEK

Hayat, birbirini takip eden sevinç ve hüzün dalgaları gibidir. İnsan, bazen ummadığı bir nimetle sevince gark olur; bazen de hiç hesapta olmayan bir musibetle sarsılır. Bu iniş çıkışlar, aslında her mümin için özel olarak dizayn edilmiş bir imtihan programıdır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:"Andolsun ki sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele!"(Bakara Suresi, 155) Peki, bu imtihanın mahiyeti nedir Neden hayatımız böyle zıtlıklarla doludur Ve en önemlisi, bu sınavı nasıl başarıyla geçebiliriz

1. İmtihanın Mahiyeti: Neden Sevinç ve Hüzün

a) Dünya Hayatının Geçiciliği ve İmtihan Sahnesi

Allah (c.c.), dünyayı bir imtihan meydanı olarak yaratmıştır."O ki, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yarattı."(Mülk Suresi, 2) ayeti, bu hakikati en net şekilde ortaya koyar. Nimetlerle İmtihan:Mal, mülk, sağlık gibi nimetler, insanın şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğini gösterir. Musibetlerle İmtihan:Hastalık, kayıp, maddi sıkıntılar ise sabrı ve teslimiyeti ölçer.

b) Sevinç ve Şükür İmtihanı

İnsan, nimetlere kavuştuğunda şımarıklığa düşebilir. Kur'an, bu tehlikeye şöyle dikkat çeker: "İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan çizer; ona bir zarar dokunduğunda ise umutsuzluğa kapılır."(İsra Suresi, 83)

Örnek: Karun'un kıssası, servetiyle kibirlenip helak oluşu (Kasas Suresi, 76-82). Hz. Süleyman'ın (a.s.) duası:"Bu, Rabbimin lütfundandır. Şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni imtihan etmek istiyor." (Neml Suresi, 40)

Musibetler, kulun sabrını ve metanetini ölçer. Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

"Müminin durumu ne kadar hoştur! Onun her işi hayırdır. Bu, sadece mümine mahsustur. Sevinecek olsa şükreder, bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı gelse sabreder, bu da onun için hayır olur."(Müslim, Zühd ve rekâik, 64)

2. Sevinç Anında Nasıl Davranmalı

a) Şükürle Karşılamak

Nimetlere şükretmek, onların artmasına vesiledir: "Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artırırım."(İbrahim Suresi, 7)

- Dil ile şükür:"Elhamdülillah" demek.

- Kalp ile şükür:Nimetin Allah'tan olduğunu bilmek.

- Beden ile şükür:Nimeti yerinde kullanmak (örneğin, sağlığı ibadetle değerlendirmek).

b) Kibirden Kaçınmak

Mal, mülk, makam gibi nimetler insanı gurura sürükleyebilir. Hz. Süleyman (a.s.) örneği:Kendisine verilen mülkün geçici olduğunu bilerek tevazu gösterdi.

Modern örnek:Servet sahibi birinin, fakirlerin hakkını gözetmesi.

c) Nimeti Paylaşmak

Sevinçlerimizi paylaşmak, şükrün bir parçasıdır. Sadaka vermek:"Sadaka belayı defeder." (Tirmizî, Zekât, 28) Zekâtı eksiksiz ödemek:Malın bereketini artırır. Yardımlaşma:Komşu, akraba ve muhtaçlarla sevinci paylaşmak.