Yüce dinimiz İslâm'ın bizlerden istemiş olduğu bütün ibadetlerde hem fert açısından hem de toplum açısından birçok yararı vardır. Namaz kişiyi ibadet bilincine ulaştırırken bir yandan da Kur'an'ın ifadesiyle "Namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar." (Ankebut, 2945) Aynı şekilde oruç, zekât, hac vb. ibadetlerimiz şahsımıza birçok güzellikler, hayırlar kazandırmanın yanı sıra toplumun birlikteliğini sağlayan ve toplum dayanışmasını güçlendiren unsurlardır. Nitekim Kurban ibadeti de böyledir.
Kurban, sözlükte yaklaşmak demektir. Dinimize göre, Allah'a manen yaklaşmak için ibadet niyetiyle belirli zamanda, belirli özelliklerdeki hayvanları kesme işine "kurban kesme", kesilen hayvanlara da "kurban" denir. 'Kurban Bayramının' ilk üç gününde kurban kesmek vaciptir. Akıllı ve ergenlik çağına erişen, zekât verecek durumda olan Müslümanlar kurban keserler.
Aynı zamanda Kurban, mal ile yapılan bir ibadettir ve Allah yolunda fedakârlığın bir nişanesidir. Kurban İbadeti Yüce Rabbimizin Hz. Adem'le başlayan ve kıyamete kadar sürecek olan insanlığa emrettiği ibadetlerdendir. "Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık" (Hac 2234)
Kurban ibadetinin birçok hikmetleri, faydaları vardır. Bunların başında Yüce Rabbimize yakınlaşmaya vesile olması, Allah'ın verdiği sayısız nimetlere şükrün bir nişanesi olması ve Allah'ın emrine teslimiyetin ve bu hususta gösterilen fedakârlığın bir alameti olmasıdır. Kurban, toplumda kardeşlik ve yardımlaşma ruhunu canlı tutar. Sosyal adaletin gerçekleşmesine katkıda bulunur.
Özellikle ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi gözetmek, kurbanın önemini daha iyi anlamamıza vesile olacaktır. Her ibadette olduğu gibi kurban ibadetinde de iyi niyet ve ihlâs esastır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Onların ne etleri ne kanları Allah'a ulaşır. Fakat O'na sizin takvanız (Allah'a iyi bir kul olabilmek için gösterdiğiniz iyi niyet ve ihlâs, samîmî gayretleriniz) ulaşır." (Hac 2237)
Kişi kurban kesmekle öncelikle Allah'ın emrine, Hz. Peygamberin sünnetine uymuş olur. Kur'an-ı Kerim'de: "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes." (Kevser 1082) buyrulmaktadır. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v) de; "Ey insanlar, her sene, her ev halkına (Maddi imkânı olana) kurban kesmek vâciptir" (Tirmizî, "Edâhî", 18); "Maddi imkânı olup da kurban kesmeyen sakın namazgâhımıza yaklaşmasın" (İbn Mace, Edahi, 2) buyurarak kurban ibadetinin önemine dikkat çekmiştir.
Kurbanın ferde kazandırdığı güzelliklerden biri de cimrilik hastalığından, dünyaya olan düşkünlüğünden korumasıdır. Ayrıca insanlar arasında yardımlaşmanın ve dostluğun artmasına da katkı sağlamktadır. Nitekim kesilen kurbanların etlerini fakirlere ulaştırmanın verdiği sevinç, kişiyi mala olan düşkünlüğünden korur.
Dolayısıyla kurban ibadetinin hem fert açısından hem de sosyal yönden birçok faydası vardır. Peygamberimiz (s.a.v);

160