Kurban: Allah'a yakınlaşmanın ve paylaşmanın sembolü

Kurban: Allah'a yakınlaşmanın ve paylaşmanın sembolü

SÜLEYMAN GÜLEK

İslam dininin emrettiği her ibadet, hem birey hem de toplum için pek çok hikmet ve fayda barındırır. Namaz, kişiyi ibadet bilincine ulaştırır ve Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle "hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar" (Ankebût, 2945). Oruç sabrı, zekât paylaşmayı, hac ise ümmet bilincini öğretir. Tıpkı bu ibadetler gibi kurban da hem kulluk şuuru kazandırır hem de toplumsal dayanışmayı güçlendirir.

Kurban kelime anlamıyla "yaklaşmak" demektir. Dini anlamda ise Allah'a yakınlaşmak niyetiyle belirli zamanlarda, belirli şartları taşıyan hayvanların ibadet maksadıyla kesilmesidir. Kurban Bayramı'nın ilk üç gününde, mali durumu yerinde olan, akıl baliğ her Müslüman için kurban kesmek vaciptir.

Kurban ibadeti, mal ile yapılan bir kulluk göstergesidir. Bu ibadet, Allah yolunda fedakârlığın, teslimiyetin ve sadakatin sembolüdür. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur:
"Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine O'nun adını ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık." (Hac, 2234)

Kurban, yalnızca bir hayvan kesmekten ibaret değildir. Bu ibadet; Allah'a yakınlaşmanın, nimetlere şükretmenin, fedakârlıkta bulunmanın ve rızasını kazanma çabasının simgesidir. Aynı zamanda toplumsal yardımlaşmayı canlı tutar, kardeşlik duygularını pekiştirir ve sosyal adaletin tesisi için güçlü bir vesile olur. Özellikle kurban etlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, bu ibadetin manevi boyutunu daha da derinleştirir.

Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de bu gerçeğe şöyle işaret eder:"Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır. Fakat O'na sizin takvanız ulaşır." (Hac, 2237) Kurban kesmek, aynı zamanda Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) sünnetidir. Kur'an'da "Rabbin için namaz kıl ve kurban kes" (Kevser, 1082) buyurulmuş; Peygamberimiz (s.a.v) ise şöyle demiştir: "Maddi imkânı olup da kurban kesmeyen kimse bizim namazgâhımıza yaklaşmasın."(İbn Mâce, Edahi, 2)

Bu ibadet kişiye, mal sevgisinin yerine Allah sevgisini koymayı öğretir. Cimrilikten arındırır, gönlü yumuşatır, paylaşmayı ve infakı teşvik eder. Kurban kesen bir Müslüman, Hz. İbrahim'in ve oğlu Hz. İsmail'in Allah'a olan teslimiyetini hatırlar ve onların bu eşsiz sınavındaki teslimiyeti örnek alır. Böylece kulluk bilinci canlı tutulmuş olur.

Kur'an'da bu şuurlu teslimiyet şu şekilde ifade edilir: "De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ve ben Müslümanların ilkiyim." (En'âm, 6162-163)

Kurban ibadeti, bireysel olarak kişinin Allah'a olan bağlılığını ve teslimiyetini gösterdiği gibi, toplumsal olarak da yardımlaşma, paylaşma ve dayanışma duygularını kuvvetlendiren önemli bir ibadettir. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) şu sözü bu ibadetin Allah katındaki değerini açıkça ortaya koyar: "Âdemoğlu Kurban Bayramı gününde Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapamaz." (Tirmizî, Edahi, 1)

Kurban ibadeti Allah rızası için yapılır. Ancak diğer ibadetlerde olduğu gibi kurbanın da bizim için pek çok faydaları vardır. Müslüman, kurban kesmekle Allah'ın emrine boyun eğdiğini ve kulluğunda samimi olduğunu gösterir. Allah'a kulluk yolunda karşısına çıkacak tüm zorluklara karşı sabırla mücadele edeceğine söz verir. Kestiği hayvanın etini Müslüman kardeşleriyle paylaşarak Allah'ın kendisine verdiği nimetlere şükretmiş olur.