Kadir gecesinin önemi

Mübarek Ramazan ayının sonuna doğru yaklaştığımız bugünlerde, Yüce Allah'ın "bin aydan daha hayırlı" dediği Kadir gecesine inşallah bu gece kavuşmuş olacağız. Sözlükte kadir (kadr) kelimesi, "hüküm, şeref, güç, yücelik" gibi anlamlara gelir. Dinî literatürde ise "leyletü'l-kadr" şeklinde Kur'an-ı Kerim'in indirildiği gecenin adı olarak kullanılır.

Yüce Allah Kadir gecesi hakkında Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: "Şüphesiz, biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrâil o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir." (Kadr, 971-5)

Peygamberimiz de şöyle buyurur: "Kim inanarak ve sevabını Allah'tan umarak Kadir gecesini ihyâ ederse geçmiş günahları bağışlanır." (Buhari, İman, 25) Bu gece inşallah Kadir gecesini idrak edeceğiz. Kadir gecesi, insanı Allah Teâlâ'nın affıyla, insanlığı Kur'an'ın aydınlığıyla buluşturan eşsiz bir gecedir.

Bu müstesna zaman diliminin kadr-ü kıymetini bilen ve onu ihya etmek isteyen her mü'min, elbette öncelikle Kur'an'a yönelmelidir. Kur'an-ı Kerim'i güzel okumanın, en güzel biçimde anlamanın ve yaşamanın hayatın ana gayesi olduğunu bir defa daha hatırlamalıdır.

Kur'an-ı Kerim, insanlara Yüce Allah'ın istediği gibi iyi bir kul olmak için yapılması gerekenleri öğretir. Müslümanlara hem dünyada hem de ahirette mutlu olmanın yolunu gösterir. Bu sebebple her Müslüman, Allah'ın kelamı olan Kur'an-ı Kerim'e derin bir saygı duyar. Onu okumaya, anlamaya ve yaşamaya çalışarak bu saygının gereğini yerine getirir.

İslam âleminde Kadir Gecesi'ne çok önem verilir. Mübarek gün ve gecelerde Müslümanlar camilere akın ederler. Birlikte ibadet yaparak Allah'a bağışlanmaları ve affedilmeleri için dua ederler. Birbirlerini kutlayarak aralarındaki kardeşlik bağlarını güçlendirirler. Müslümanlar bu gecelerde dua eder, beraberce namaz kılar, Kur'an-ı Kerim okurlar. Bu şekilde bu gecelerin manevi havasından faydalanırlar. Bu manevi hava toplumun birlik ve beraberliğinin artmasını sağlar.

Ramazanın son on gününe girildiğinde Hz. Peygamber, dünyevî işlerden uzaklaşıp i'tikâfa çekilir, geceleri daha çok ibâdet ve tefekkürle geçirdiği gibi ailesini de uyanık tutardı. (Buhârî, Fazlu Leyleti'l-Kadr 5)

Hz. Âişe vâlidemiz demiştir ki; Rasûlullah (s.a.v.)'e: "Ey Allah'ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl duâ edeyim" diye sordum. Rasûlullah (s.a.v.):