Hz. İbrahim'den ibretler ve öğütler
SÜLEYMAN GÜLEK
Kur'ân-ı Kerim, insanları doğru yola iletmek için gönderilmiş ilahi bir rehberdir. Bu rehberliğini çoğu zaman hikmetli öğütler ve yaşanmış kıssalar aracılığıyla yapar. Her kıssa, sadece bir geçmiş zaman anlatısı değil, aynı zamanda her çağdaki insan için derslerle dolu bir yol haritasıdır. Nitekim Kur'an şöyle buyurur: "Bu (Kur'an) insanlara bir açıklama, (Allah'tan) korkanlara yol gösterme ve öğüttür." (Âl-i İmrân Suresi, 138). Peygamber kıssaları içinde Hz. İbrahim'in (a.s.) hayatı, özellikle tevhid mücadelesiyle ön plana çıkar. O, yalnızca yaşadığı toplumun değil, çağlar boyunca bütün inananların örnek aldığı büyük bir öncüdür. Gelin, Hz. İbrahim'in inanç mücadelesini bazı başlıklar altında inceleyelim:
1.Tefekkürle Başlayan Arayış
Hz. İbrahim'in tevhid yolculuğu, evrendeki varlıkları gözlemleyip akletmesiyle başlar. Yıldız, Ay ve Güneş'in gelip geçici olduğunu fark eden Hz. İbrahim, yalnızca yoktan var eden Allah'a yönelmiştir: "Gerçek şu ki, ben bir muvahhid olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim." (En'âm Suresi, 79)
Bu örnek, tefekkürün imana giden yoldaki önemini vurgular.
2. Tevhid Uğruna Yalnız Mücadele
Hz. İbrahim, putperest bir topluma karşı tek başına tevhid mücadelesi vermiştir. Babasına ve kavmine "Neye tapıyorsunuz" diyerek onların inançlarını sorgulamış ve yalnızca Allah'a kulluk çağrısında bulunmuştur. İbrâhim'in (a.s.), babasının ve kavminin taptığı putlara karşı mücâdele ettiği ve bir tek Allah inancını savunduğu; Ay'a, Güneş'e, yıldızlara ve çeşitli putlara tapmanın mânâsız olduğunu, hiç kimseye fayda veya zarar vermesi mümkün olmadığını belirtmiştir. (Ankebut Suresi, 2916-17). Hz. İbrahim, putlara tapan kavmi karşısında tek başına tevhid mücadelesini sürdürmüş ve şirke karşı gereken tavrı, putları kırarak ortaya koymuştur. Tevhid kelimesi, "La ilahe illallah"tır; Allah'tan başka ilah yoktur.
3. İhlâs ve Samimiyetle Yürümek
Kur'an, Hz. İbrahim'i Allah'a karşı katıksız bir ihlâs içinde olan peygamber olarak tanıtır: "Gerçekten Biz onları, katıksızca ahireti düşünüp-anan ihlâs sahipleri kıldık." (Sad Suresi, 45-46). Hz. İbrahim, dünyevi hiçbir karşılık beklemeden yalnızca Allah'ın rızasını gözetmiştir.
4. Kararlılık ve Cesaret
Hz. İbrahim, ateşe atılacağını bildiği hâlde inancından vazgeçmemiştir. Onun bu tavrı, kararlılığın ve inanç uğruna her türlü bedeli göze almanın simgesidir:
"Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve selamet ol." (Enbiyâ Suresi, 69)
5. Sabır ve Teslimiyet
Hz. İbrahim, oğlu İsmail ve eşi Hacer'i Allah'ın emriyle Mekke'nin ıssız vadisine bırakırken gösterdiği sabır ve teslimiyet, iman edenler için büyük bir örnektir. Hacer'in şu sözü teslimiyetin en güzel ifadesidir: "Öyleyse Allah bize yeter, O bizi korur." (İbnü'l-Esîr, c. I, s. 103).
6. Şükürle Yaşamak
Hz. İbrahim, sahip olduğu nimetleri Allah'tan bildi ve sürekli şükretti:
"Beni anın, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin."

89