Hastalıkla imtihan

Hz. Eyyûb: Hastalık Karşısında Eşsiz Bir Sabır Örneği

Hastalık ve sabır denildiğinde akla gelen en önemli peygamberlerden biri Hz. Eyyûb'dur (a.s.). Kur'an-ı Kerim, O'nun yaşadığı ağır sıkıntıyı ve Rabbine yönelişini bizlere örnek olarak anlatır. Hz. Eyyûb (a.s.) şöyle dua etmiştir: "Şüphesiz ki ben derde uğradım; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin." (Enbiyâ, 21/83) Dikkat edilirse Hz. Eyyûb (a.s.) Rabbine karşı isyan etmemiş, yaşadığı sıkıntıyı Allah'ın rahmetinden ümit kesmeden dile getirmiştir. Allah Teâlâ O'nun duasını kabul etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Biz de onun duasını kabul ettik ve kendisindeki derdi kaldırdık..." (Enbiyâ, 21/84) Hz. Eyyûb'un (a.s.) kıssası, hastalık karşısında insanın ümitsizliğe düşmemesi gerektiğini göstermektedir. Hastalık ne kadar uzun sürerse sürsün, Allah'ın rahmet kapısı kapanmış değildir.

Hastalık Günahların Affına Vesile Olabilir

İslam'da hastalık, çekilen acının karşılıksız kalmadığı bir süreç olarak da değerlendirilmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Müslümana isabet eden hiçbir yorgunluk, hastalık, sıkıntı, üzüntü, eziyet, hatta ayağına batan diken yoktur ki Allah bunlarla onun günahlarından bir kısmını bağışlamasın." (Buhârî, Merdâ, 1)

Bu hadis, hastalık sırasında çekilen acıların mümin açısından manevi bir değere dönüşebileceğini göstermektedir. Burada önemli olan nokta şudur: Hastalığın kişiye günahlarının kesinlikle affedildiği anlamına geldiği söylenemez. Ancak samimi sabır, Allah'a yöneliş ve hastalık karşısındaki güzel kulluk, Allah'ın rahmet ve mağfiretine vesile olabilir. Dolayısıyla mümin hastalık sırasında "Neden ben" sorusuna takılıp kalmak yerine, "Bu süreçte Rabbime nasıl daha güzel kul olabilirim" sorusunu sormalıdır.