Evliliği kolaylaştırmalı

Süleyman Gülek
08.10.2024
152

İslâm dini, evliliği tavsiye ettiği gibi, evlilik çağında olanların evlenmesine yardımcı olunmasını da öğütlemiştir. Bu tür yardımı, anne ve babaların görevleri arasında saymıştır. Yüce Allah, İçinizden bekâr olanlarıları evlendirin. Onlar fakir iseler Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah'ın lütfu geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir." (Nûr, 2432)Peygamberimiz (s.a.v.):"Evlenmenin hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır.(Ebû Davud, Nikâh 32)"Evlenecek kişilere Allah muhakkak yardım eder.(Nesâî, Nikâh 5) buyurur.

Allah, rızâsı doğrultusunda yapılan işlerde vekildir. Eğer bir kimse göklerin ve yerlerin hazinelerini elinde bulunduran Allah'ı kendine vekil edindiyse onun korkacağı bir durum yoktur. Ancak Allah'ı kendine vekil edinen kul, evliliğin her aşamasında, yapacağı her işte, alacağı her eşyada ve yapacağı düğünde O'nun rızâsına uygun davranmalıdır.

Evliliksorumluluğunu yerine getirebilecek gençlerin ve ailelerin, maddî sıkıntıları evliliğin önünde engel olarak görmemeleri gerekir. Çünkü âyet-i kerimeden,Allah rızâsıiçin, kendini haramdan korumak amacıyla evlenmek isteyen gençlere Rabbimizin hiç ummadığı kapılar açacağını anlıyoruz.

Çünkü Allah'ın izni doğrultusunda yapılan işler kolaylaşacaktır. Bu konudaki en önemli prensip israf etmemektir. İsraf, nimet kapısına nankörlük etmek olduğu için o kapının kapanmasına sebep olacaktır. Maalesef evlilik konusunda yapılan israflar çok had safhaya ulaştığı için evlilikler zorlaşıyor. Bu harcamaların çoğu da ihtiyaç olduğu için değil, herkes yapıyor, biz de yapmak zorundayız anlayışıyla veya elalem ne der düşüncesiyle yapılıyor.

Kısacası başkaları uğruna yapılanlar sebebiyle girilen darboğazdan, başkaları gelip o kişileri kurtarmıyor. Kişi kendi sıkıntısıyla baş başa kalıyor. Hatta pek çok evlilik bu gereksiz borçlanmalar sebebiyle mutluluğu yakalayamıyor. Borçların ödenmesi için çok çalışmak zorunda kalan yeni evli çiftler, birbirlerine zaman ayıramaz hale geliyorlar. Evliliğin motoru olan sevginin kökleşmesi, mezara kadar devam edebilmesi için çok gerekli olan eşler arası iletişim; geçici, hiçbir faydası olmayan israflara feda ediliyor, bunun sonucundada evlilikler çatırdıyor.

Evlilik öncesi harcamalarda israfı önlemek daha çok kız tarafına düşüyor. Maalesef bizim toplumumuzda kız tarafı, kızımı bedavaya vermem düşüncesiyle, sanki mal satıyormuş gibi veya düğün öncesi ne elde edersem kâr, kızımın geleceğini garanti altına alayım, kızımın eşyaları mükemmel olsun, düşünceleriyle hareket edebiliyor. Hâlbuki bu şekilde kızlarının saadetini engellemektedirler. Eğer damat gerçekten iyi birisi ise, kızınızı ne aç bırakacaktır, ne de açık bırakacaktır. Onu mutlu etmek için elinden gelen gayreti sarf edecektir.

"Kervan yolda düzülür" denilmiştir. Bu nedenle işin başında kıyafetler, eşyalar vs. dört dörtlük olmak zorunda değildir. Zaruri olanların dışındakiler zamanla, imkân elverdikçe alınır. Tabii ki zaruretin tanımını da başkalarına, modaya veya reklamlara göre yapmamalı. Bir evin olmazsa olmazları tespit edilerek yapmalıdır. Bazıları evlerini ne kadar çok ve pahalı eşya ile donatırlarsa o kadar mutlu olacaklarını sanırlar. Hâlbuki mutluluk, zenginlikle veya eşya çokluğu ile sağlanabilseydi en varlıklı kişilerin, en mutlu insanlar olması gerekirdi. Oysa bunun doğru olmadığını görüyoruz.

Günümüzün insanı, artık evliliği genç yaşta değil, geç yaşta düşünmeye başlıyor.