Engellilik, sadece bireysel bir durum değil, toplumsal bir sorumluluk sınavıdır. Erişilebilir, adil ve merhametli bir toplum inşa etmek, hem dünyada hem ahirette bir kazançtır. Bu hafta, sadece fark etmekle yetinmeyelim; dinleyelim, anlayalım ve değiştirelim. Çünkü gerçek engel, bedenlerde değil; önyargılarda ve toplumsal ihmalde yatar.
Engelliler ve engellilerin aileleri içinde bulundukları zorluklardan dolayı imtihan gereği olarak sabır ederlerse, cennete gireceklerini ayet ve hadisler ortaya koymaktadır. Yüce Allah şöyle buyurur:"Sizi bir imtihan olarak iyilikle ve üzücü olaylarla deniyoruz..."(Enbiyâ Suresi,35);"Sabredenleri (Cennetle) müjdele!"(Bakara Suresi, 155)Üzücü olaylar mü'minlerin sevap kazanmalarına, günahlarının bağışlanmasına ve mânevî derecelerinin artmasına, cennete girmelerine sebep olur.(Buhârî, Marzâ 7) Ailesi, engelli çocuğu her hâliyle kabul etmeli, her zaman yanında olduğunu ona hissettirmeli,nazına katlanmalı, yapabileceği işleri yapmasına fırsat vermelidir.Hayatın gerçeklerini çocuğuna öğretmeli, engelli olmayan kardeş ve arkadaşları ile onu kıyaslamamalıdır.Engelli çocuğun yük olarak görülmesi büyük bir yanılgıdır. Çünkü Peygamberimiz şöyle buyurur:"Zayıf ve düşkünlerinize dikkat ediniz! Zira siz ancak düşkünleriniz (çocuk, yaşlı, engelli) sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız."(Ebû Dâvûd, Cihâd 69)
Yüce Allah, güçsüzler, engelliler, çocuklar ve yaşlılar sayesinde bir hanenin rızkını bereketlendirir ve o haneyi musibetlerden, tehlikelerden korur ve sevap kazanmalarına vesile olur. Tabii ki, engellilere bakan, onlara yardımcı olan ailelere, kimselere bu hizmetlerinin karşılığı Allah tarafından kat kat ve tam olarak verilecektir.

30