Dünya hayatının geçici olduğunu unutmamak

Dünya hayatının geçici olduğunu unutmamak

Süleyman Gülek

Kur'an, insanların dünya hayatına olan aşırı düşkünlüğünü şöyle ifade eder: "Onlar, dünya hayatından (yalnızca) dışta olanı bilirler. Âhiretten ise gafil olanlardır." (Rûm Suresi, 7). Bu ayetten de anlaşıldığı üzere, gaflet içindeki insanlar dünya hayatının gerçek mahiyetini ve amacını kavrayamazlar.

Dünyanın geçici olduğunu ve "göz açıp kapayıncaya kadar" sona ereceğini ise neredeyse hiç düşünemezler. Bu hakikati çevremizde kolayca gözlemleyebiliriz. İnsanlar arasında "ölümlü dünya", "üç günlük dünya", "hayat fani" gibi deyimler yaygın bir şekilde kullanılsa da, bu ifadeler genellikle samimi bir bilinçten değil, bir sohbet ya da espri konusu olarak dile getirilir. Böyle önemli bir konudan hemen sonra dünya ile ilgili planlara ve hırslara odaklanmaları bunun bir göstergesidir.

Bazı kimseler, "ölümlü dünya" ve "dünyaya bir kere geldik" gibi ifadelerin ardından, "dünyayı tepe tepe yaşayacaksın" diyerek yüzeysel bir mantık yürütür. Ancak hayatın kısa olması, ölümlü olmak ve bu dünyaya sadece bir kere gelmek, her insan için en büyük hakikatlerden biridir.

Kişi, bu gerçeğin farkına vardığında, hayatını gözden geçirip, Yüce Allah'ın kendisinden istediği şekilde yaşamak için değişime gitmelidir. Zira dünya hayatı kısa ve geçicidir, fakat insan ruhu Allah'ın dilemesiyle sonsuza kadar yaşayacaktır. Bu gerçeğin ışığında, sonsuz bir hayatı göz ardı ederek 60-70 yıllık kısa bir ömrü tümüyle dünya nimetlerine adamak elbette akılsızlıktır.

İnsanların büyük bir çoğunluğu, dünyaya sanki hiç ölmeyeceklermiş gibi bağlıdırlar ve bu yüzden âhiret hayatını ve ölümü düşünmekten kaçınırlar. Oysa o sımsıkı bağlandıkları dünya hayatı çok kısa ve geçicidir. En uzun yaşayan insan bile bir gün mutlaka ölüp gidecektir

Yanlış hayat anlayışının sonuçlarına baktığımızda kısaca şunları görüyoruz; zevk, keyif, para ve hırs uğruna yapılan haksızlıklar, ahlâksızlıklar, hırsızlıklar ve kötülükler, kişi için kazanç değil, büyük bir zarardır. Böyle davrananlar, işledikleri kötülüklerin, yanlışlıkların ve günahların bedelini mutlaka ödeyeceklerdir. Dünya hayatının asıl amacını kavrayamayan bu insanlar, ahiret hayatını da düşünmez hale gelir.

Kur'an bu durumu şöyle açıklar: "Şu insanlar, çabucak geçen dünyayı seviyorlar da, önlerindeki çetin bir günü (âhireti) ihmal ediyorlar." (İnsan Suresi, 27). Yüce Allah ise şu uyarıda bulunur: "Sizler dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa âhiret hayatı daha hayırlı ve kalıcıdır." (A'lâ Suresi, 16-17).

Dünya hayatı kalıcı, devamlı olmadığına göre, bu câhilce, sorumsuzca yaşam niye Kalıcı olan, devamlı olan âhiret hayatına hazırlanmayı, ona göre hareket etmeyi bırakıp, geçici olan bu dünyanın zevkine, keyfine kendini kaptırıp yanlış ve kötü işler yapıyorlar.

Bu gaflet dolu yaşam insanın sadece kendisine değil, başkalarına da zarar verir. Dünya nimetlerine hırsla bağlanıp mala, mülke, makama ve zevklere dalan, nefsine ve şeytanın aldatmalarına uyanlar hem kendilerini hem de çevrelerini tüketir.