Macaristan'da seçimleri Orban değil, Trump kaybetti...

Orban'ın Macaristan seçim zaferi Sorosu yendimi, yoksa halk savaşlara karşı mı çıktı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Macaristan seçimlerini Orban'ın neoliberal ve küreselci güçlere karşı mücadelesi olarak görmektedir. Bunu, Soros'un Açık Toplum Vakfı'nın Ukrayna ve Gazze savaşlarını destekleyen neocon çevresi ile bağlantılandırarak iddia etmektedir. Ancak halk iradesini salt ideolojik mücadele yerine dinî ve barışçıl tercihine dayandırması, okuyucuyu seçim sonuçlarının gerçek gerekçelerini sorgulamaya davet ediyor.

AB üyesi olan ve önemli bir özelliği olmayan Macaristan'daki seçimlerin getirdiği sesi hepimiz duyduk. Çok sebepleri vardı...

Küreselcilerin meşhur vurguncu sahtekârlarından Soros'un vatanından, Orban'ca adeta kovulması...

Ukrayna Savaşı'nda, Victor'un; Küreselcilere ve savaşa karşı duruşu...

Küreselci Marksistlerin AB'deki Rusya karşıtı icraatlarını bloke etmesi...

Mevcut Neoliberal AB yönetiminin Orban ile çok yönlü mücadelesi...

AKP'ye demokratik meselelerden veya şahsî meselelerinden itiraz edenlerin Erdoğan karşıtlıkları... (Erdoğan-Orban diyalogları)

Ve en önemlilerinden birisi de; Trump ile Orban'ın yakınlıkları...

Elbette başka sebepler de vardır.

Trump'ın münferiden karar verdiği hata ve cinayetlerle dolu siyasetinin sebepleri ve sonuçları, zamanla yazılıp çizilecektir. Meşhur sözdür, "İki yanlıştan bir doğru çıkmaz", diye... Küresel Marksist ahlâksızların son on yılda yaptıklarına tepki olarak ortaya çıkan Trump ve ekibinin, İsrail üzerinden Neoconların tuzağına düşerek hem Gazze'de, hem de İran'da bu yanlışları yapacağını, kâhinlerden başkaları bilemiyordu.

Macaristan seçimlerini, Neoliberallerin Orban karşıtlıklarıyla birlikte tahlil etmemiz gerekiyor. Ukrayna Savaşı ile dünya barışının önemli bir sigortası olan AB'yi yıkmaya çalışanlara yalnızca Macaristan itiraz etmiyor; Slovenya, Slovakya, Hırvatistan, İrlanda ve kısmen İspanya gibi ülkeler de, McKenzie'nin çalışanı Ursula von den Leyen'e şiddetle itiraz ediyorlar...

Globalistlerin karşısına merdane çıkan Victor, hakikaten diktatör müydü Karl Popper'ın "Açık Toplum"cularına sorarsanız, Neoliberalizme (DAVOS'un global devletine) itiraz edenlerin hepsi diktatördür, in idaresi hariç kalmak üzere... Londra üzerinden çalıştıkları in'e "komünist" veya "diktatör" demeyi uygun bulmuyor, Neoliberaller... August von Hayek'in ölçülerine göre in, tıpkı Pinochet yönetimi gibi otoriter kapitalisttir. Zira bu hükmün teminatını, Liberal Düşünce derneğinin üstadlarından Milton Friedman veriyor.

İlmî çalışmalar tarafgirliği kaldırmaz. George Soros'un tarafını tutarak, Orban'a hücum edenlere katılanlar; bilmeden Marksist kapitalistlere de taraf olabilirler. Otuz iki milyar dolarını Turuncu devrimlere akıtan Soros'un, Açık Toplum Vakfı'nca desteklenen sivil müdahalelerde, NLP belasında, Körfez Savaşları'nda, Arap Baharı'nda, Ukrayna Savaşı'nda, Gazze ve İran savaşlarında da kendilerini Soros'un yanında bulabilirler.

Müslümanlar ve bilhassa Risale-i Nur talebeleri, zulümlerle yoğrulmuş tarafgirliklere tenezzül etmezler. Onlar mevcut AKP hükümetine; tıpkı selefi ANAP gibi, 12 Eylül İhtilâli'nin bekçisi, devamı nazarıyla bakarlar. İhtilâllere karşı oldukları gibi; Kemalizm'e, de şiddetle karşıdırlar. Bu meş'um ihtilâlin Neoliberallerce organize edildiğini ve Özal'ın da idaresine getirildiğine; belge ve ispatlarıyla inanırlar.