Yazar, Türkiye'deki iktidarın muhalefet belediye başkanlarına karşı yasal operasyonlar düzenlerken, küresel ölçekte daha acımasız insan hakları ihlallerinin teknoloji ile maskalandığını iddia ediyor. Bu çelişkiyi, iktidarca suç yaratabilme yollarının kapatılması ile bağlantılı olarak öne sürüyor. Peki, yerel operasyonlarla küresel suçları bir tutmak, her iki sorunu çözmekten bizi uzaklaştırmıyor mu?
Karamsarlıkla söylediğim gibi bir duyguyu vermek istemem. Ülkemiz ve dünya ölçeğinde, artık kaçınılmaz değişimin yaşanmak zorunda olduğu bir sürecin sancıları söz konusu. İnsanlık adına çok acılı geçen yıllar ile nefes alınabilen yıllar arasında hep gelgitler yaşanmış. İnsanlık tarihinin bütünlüğüne bakıldığında, ilkel yaşam koşullarından, ileri teknolojilere geçiş süreçleri arasındaki gelgitlerde, gücün acımasız ellerde toplandığı dünya düzenlerinin daha uzun zamanlara dönük, çok daha ağır bastığı izlenimimiz de var.
İlkel toplumlardaki vahşet görüntüleri ne kadar acımasız görüntüler veriyor olsa da gelişmiş teknoloji gücü ile yaşatılan diktatörlük düzenlerinde, görünmez kılınabilen acımasızlık, can yakmaların boyutları yanında çok daha hafif kalabliyor. Son yılların merkezde Amerika-İsrail ittifakı tüm Ortadoğu'yu kapsayan savaşlarda, renkli ışıklar olarak ekranlardan izlenebilen bombaların renkli ışıklarının arkasında yaşanan her türden katiamların boyutları görünmez kılınabildiğinden, gerçeklerle yalanların tersyüz edilebilmesi daha da kolaylaşabiliyor.
***
Ülkemizin içinde, yaşadıklarımıza, yaşatılanlara sıra geldiğinde ise: Ülkemizin artık yüzde doksanları için geçerli olan olumsuzlukların, suç kapsamında bile görülemediği bir gerçekle yüzleşmiş oluyoruz. Dışarıda kalanlarımızın insanca yaşayabilme koşullarından adım adım uzaklaştırılıyor olmalarının doğrudan kanıt oluşturulabilmesi söz konusu değil. İstatistikler, yılların değil sadece, günlerin içinde bile kaybedilenler üzerinden gerçekleri ortaya koysa da ne değişiyor
Kamera uzatılan kişiler gün gün aç kalmamak üzere bulmaya çalıştıkları çözümleri anlatabilmenin çabası içindeler. Ülkemizdeki son seçimlerde büyük oy farkı ile yönetime gelen belediye başkanları, sadece ve sadece açlığa karşı ürettikleri çözüm, nefes alabilme yollarını ürettikleri için aralıksız operasyonlara, sıraya dizilmiş olarak cezaevlerine gönderilmediler mi İktidarları erki, suç yaratabilme yolları kapandıkça ders almak hak getire, operasyonlarını sürdürebilmenin dışında henüz bir çözüm yolu adına akıllarını başına devşirme gibi bir çözüm noktasına varmak istemiyorlar. Dünyanın en haksız, hukuksuz bir yönetim modelinin üzerine çarpıtmalar, eklemlenmiş haksızlık, hukuksuzluktan vazgeçememenin çıkmazı içindeler.
***
Son ayların dünya ile ülkemiz içindeki hızlı değişimlerine işte tam da gelinmiş bugünün koşullarından dikkatle bakmanın zamanı geldi de geçti bile. Dışarıda ileri teknolojiler üzerinden en acımasızca işlenmekte olunan, eklemlenen insan hakları suçlarının getirisi kalmadı. Her tür suçu işlemekten kaçınmayanların yürüdükleri yollar bir bir kapanıyor. Dahası tersine gelişmelerle batmamak adına yanardöner siyasetlere gömülüverdiler. Ne dedikleri, ne yapmak istediklerini anlatamayacak noktalarda, ya deli taklitlerine kaçış yapıyorlar ya da içtenlikle iç dengelerini de kaybetmiş konumdalar.

3