Geleceğin sofrasında Türkiye

Dubai'de geçen şubat ayında düzenlenen World Government Summit'te (Dünya Hükümetleri Zirvesi), devlet liderleri, teknoloji girişimcileri, yatırım fonları ve kültür aktörleri aynı çatı altında buluştu. Yapay zekâdan turizme, kültür ekonomisinden altyapıya kadar birçok başlık masaya yatırıldı. Bu yıl ben de oradaydım.

Davetimiz, Les Benjamins moda markasının kurucusu Bünyamin Aydın aracılığıyla geldi. Bu davetin arkasındaki isim zirvenin direktörü Mohammed Al Sharhan idi. Türkiye'den farklı alanlarda üreten bir ekibin bu platformda yer alması bilinçli bir tercihti.

Bünyamin'in kapsayıcı, birleştirici ve alan açan yaklaşımı özellikle altını çizmem gereken bir konu. Spordan teknolojiye, sanattan gastronomiye kadar farklı disiplinlerden güçlü isimleri bir araya getirdi. Geleceğin tek bir sektörden çıkmayacağını bilen ve ancak beraber ilerlersek bir güç olacağımızı benimseyen bir bilinç.

İlk iki gün resmi programdan ayrı gerçekleşen 'Not A Summit' organizasyonuna katıldık. İçeriğe dair detay paylaşmamamız istendi. Buna saygı duyuyorum. Ancak şunu söylemem lazım: Ev sahibimiz Dubai'nin genç ve vizyoner Yapay Zekâ Bakanı Omar Sultan Al Olama idi. Evet, Dubai'nin bir AI (Artificial Intelligence-Yapay Zekâ bakanı var. Bu tek başına nasıl bir gelecek kurguladıklarını gösteriyor.

Haberin Devamı

Gastronominin rolü

Katılan isimler gerçekten etkileyiciydi. Milli gururumuz Mete Gazoz ve hocası, babası Metin Gazoz. Türkiye'de yapay zekâ yatırımlarıyla dikkat çeken Tolunay Tosun. Sabancı ailesinin vizyoner genç kuşağından Melisa Sabancı Tapan. Gastronomide üç jenerasyon olarak ben, Fatih Tutak ve Ulaş Durmaz aynı masadaydık. Ünü Türkiye'yi aşan Meryem Uzerli de bu tabloya güç kattı.

Pazarlama ve marka stratejisi alanında bakış açısıyla Didem Belen de bu temsiliyetin önemli bir parçası oldu.

Programım yoğundu. İlk gün zirve alanındaki yemeklerle ilgili kısa bir video çektik. Ardından dünyaca ünlü sanat koleksiyoneri, danışman Arthur de Villepin ve sanatçı Sara Shakeel ile birlikte kültür, sanat ve gastronominin turizmdeki rolünü tartıştık. Sonrasında geniş katılımlı bir seminerde deneyim ekonomisi, ülkelerin marka değeri ve gastronominin küresel rekabetteki stratejik rolünün ele alındığı oturuma katıldım. Bu oturum, gastronominin artık yalnızca mutfakta üretilen bir ürün değil; ülkelerin konumlandırılmasında belirleyici bir güç olduğunu açık biçimde ortaya koyuyordu.

Haberin Devamı

İkinci gün Orient Express'i de işleten İtalyan Arsenale Group'un CEO'su Paolo Barletta ve Güney Afrika Kültür ve Spor Bakanı Gayton McKenzie ile birlikte deneyim ekonomisinin altyapı, mobilite ve kimlik üzerindeki etkisini ele aldığımız panele katıldım. Ulaşımın artık sadece bir yerden bir yere gitmek değil, başlı başına tasarlanmış bir deneyim haline geldiğini; gastronominin de bu deneyimin kültürel hafızasını oluşturduğunu konuştuk.